Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4457 E. 2024/2692 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4457
Karar No
2024/2692
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2040 E., 2023/1774 K. DAVALILAR : 1- ... 2- Tasfiye Halinde ...Konut Yapı Kooperatifi vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 01.09.2015 HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/136 E., 2019/799 K. Davacı vekili; davalı kooperatif tarafından yapılan inşaattaki F Blok 2 no.lu dairenin, 20.07.2000 tarihli protokolle peşin ödeme ile davacıya satıldığını, kooperatife protokolde belirtilen ödemeler haricinde de ödemeler yapıldığını, kooperatif tarafından yapılan ferdileşme işleminde taşınmaz tapusunun diğer davalı ...'ye devredildiğini, kooperatif yönetimi tarafından bu yanlışlığın en kısa zamanda düzeltileceğinin, düzeltilemez ise F-2 no.lu dairenin tapusu yerine F-20 no.lu dairenin tapusunun verileceğinin vaat edildiğini ancak, kooperatif tasfiye haline geçmesine karşın sorunun halen çözülemediğini, kooperatif üyeliği sebebi ile satışı yapılan dairenin F-20 no.lu daire olduğunu, ancak fiilen tahsis edilen dairenin F-20 numara takılan başka bir daire olduğunu, yapılan araştırmada F Blok 20 no.lu daire kendisine teslim edilmiş ise de, projede ve tapuda F-18'e kadar daire sayısı bulunduğunu, 20 no.lu dairenin tapuda kayıtlı olmadığını, fiilen sahip olunan dairenin apartmanın ortak alanı olduğunu, 20 no.lu dairenin verilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, F Blok 2 no.lu bağımsız bölümün mevcut tapusunun iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL bedelin tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili, davalıların husumetinin bulunmadığını, davanın kesin hüküm nedeniyle her iki davalı yönünden de reddi gerektiğini, zira aynı davanın daha önce de açıldığını ancak davadan feragat edildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının ortak alanı bilerek aldığını, yönetim kurulunun satış yetkisinin bulunmadığını, numaralandırmanın belediye tarafından yapıldığını, bedel talebinin de haksız olduğunu, zira 2004'ten beri dairenin davacı tarafından kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, protokol tarihinden sonra alınmış bir genel kurul kararı olsa da yapılan işleme genel kurulca karar verildiğinden davacı ile davalı kooperatif arasındaki protokolün geçerli kabul edilmesi gerektiği, keşif mahallinde bilirkişiler eşliğinde yapılan incelemeye göre söz konusu 2 no.lu konutun binanın 1. katında davacının halihazırda ikamet ettiği yerin bir üst katında olduğu ve 2+1 değil 3+1 niteliğinde olduğu, taraflar arasında yapılan protokol ve kooperatif kura çekiminden sonra belediyece yapılan numaralandırmada F Blok 2 no.lu dairenin giriş kat üzerinde 1. katta yer alan ve 3+1 niteliğinde olan diğer davalı ... adına tapuda tescil edildiği, davacı yanın halihazırda kullandığı dairenin ise F Blok zemin kat ve 2+1 şeklinde olan ve 20 no ile numaralandırılmış daire olduğu, dolayısıyla F Blok 2 no.lu daire olarak belirlenen davalıya ait olan ve davacıya satılan 2+1 olarak değil 3+1 olan bu dairenin davacı adına tescilinin mümkün olmadığı, davacının halihazırda kullanmakta olduğu giriş kat 2+1 konumunda olan dairenin kooperatifin tasdikli mimari projesinde kooperatif ortak alanı olarak gözüktüğünden ve burada mülkiyet devri söz konusu olamayacağından protokole konu satış işleminin geçersiz sayılması gerektiği, dolayısıyla terditli olarak açılan davadaki tapu iptali ve tescil istemi yönündeki istemin dinlenilme şartlarının oluşmadığı, davacıya ödenebilecek tazminat miktarının altılı formüle göre hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile terditli olarak açılan davadaki tapu iptali ve tescil yönündeki talebin dinlenilme şartları oluşmadığından ve alacak talebi hakkında hüküm kurulması gerektiğinden 72.792,00-TL'nin tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ve davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine; davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. İlk derece mahkemesince tapu iptal tescil isteminin reddine, terditli tazminat davasının kabulüne ilişkin karara karşı davacı ve davalılar vekillerince yapılan istinaf başvurusu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince, keşif sonucu alınan 10.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ikamet ettiği yerin 2 no.lu yer olmadığı, 2 no.lu dairenin davacının oturduğu yerin 2+1 daire olduğu ve protokolde de bu şekilde belirtildiği, dava konusu edilen ve incelenen yerin ise davacının dairesinin üst katında bulunan 3+1 daire olduğu, davacının dairesinin 20 no.lu daire aldığı belirtildiği, yargılama sürecinde davacının kooperatif üyesi olmadığı görüşü bildirildiği halde, sanki üyeymiş gibi çelişkili olarak Yargıtay kararları ile benimsenen altı aşamalı hesap yöntemi ile tazminat hesabına gidildiği, oysa davacının satın aldığı daire ve benzer dairelerle ilgili satış konusunda genel kurul kararı mevcut olup, dosyaya da sunulu üyelik kartı düzenlendiği, davacının oturduğu dairenin ortak alan olması nedeniyle adına tesciline karar verilemeyeceği, zaten "dava konusu edilen 2 no.lu dairenin" de üst kattaki 3+1 daire olduğu, protokol gereği 3+1 daire isteminde bulunamayacağı gözetilerek, tapu iptali ve tescil ile buna bağlı olarak terditli tazminat taleplerinin de reddi gerektiği, davacı yanın 2+1 bir esmal daire değeri ile ilgili talepte bulunma hakkının saklı olduğu gerekçesi ile usul ve yasaya aykırı görülerek davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; 1-Kooperatiflerde kural üyelerin aynı statüde olmasıdır. Ancak genel kurul kararlarıyla bazı üyelerden toplu ödeme alınarak farklı statü yaratılabilir. 2- Somut olay incelendiğinde, davacı ile yönetim kurulu arasında imzalanan 20.07.2000 tarihli protokolle 8.500.000.000-TL (8.500,00 Yeni TL) bedelle davacıya F Blok 2 no.lu daire (2+1 giriş kat) satıldığı, 30.07.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile F Blok giriş katındaki bulunan dairenin davacıya satılması yönünde karar alındığı, kooperatifin 26.05.2001 tarihli genel kurulunun 7 no.lu kararı ile şartlı üye alınmasının kararlaştırıldığı, davacıya üyelik kartı verildiği, yine kooperatifin davacı ile üyelik sıfatı ile yazışmalar yaptığı ve davacının 2004 tarihinden bu yana kendisine tahsis edilen konutta oturduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının peşin bedelli üye olduğunun kabulü gerekir. 3- Bu durumda, davacının kendisine tahsis edilen yerin ortak alan olup, tapu iptal tescilinin mümkün olmadığı, davalı ...'e ait olan F Blok 2 no.lu bağımsız bölümün davacıya tahsis edilen yerle bir ilgisi olmadığı, davacının dava dilekçesinde kooperatifle yaptığı protokolde yazan numara gereği F Blok 2 no.lu bağımsız bölümün tapu iptal tescilini, olmadığı takdirde rayiç bedelini talep ettiği, davacının kendisine tahsis edilen yerin ortak alan olup, tapu iptal tescilinin mümkün olmadığı dikkate alındığında davacının tazminat talebinin kendisine teslim edilen sonradan 20 rakamı ile numaralandırılan daireyi de içerdiği kabul edilerek, davalı kooperatifçe davacıya verilecek bir bağımsız bölüm bulunduğu hususunun iddia edilmediği göz önüne alındığında, davacı tarafından ortaklık bedelinin peşin ödendiği gözetilerek, dava tarihi itibariyle davacıya teslim edilen 2+1 dairenin rayiç bedelinin hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4457, K. 2024/2692, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4457-e-2024-2692-k-8477f5283f9d