Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4447 E. 2025/608 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4447
Karar No
2025/608
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/375 E., 2021/54 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Deresi ıslah işinin davalı eski ünvanı ...İnş...Ltd. Şti. olan şirkete ihale ettiğini, işin tamamlandığını, geçici kabulün yapıldığını, hakediş raporlarının tanzim edildiğini, kesin hasap sonucunda tanzim edilen 9 no'lu kesin hakediş raporuna göre 35.041,49 TL borç tahakkuk ettiğini, davalıdan söz konusu borcun hesaba yatırılmasının istendiğini, bu yönde bildirim yapıldığını, ancak ödemenin yapılmadığını, kesin teminat mektuplarının bulunduğunu, davalının hesaplanan 35.041,49 TL borcundan tahsil edilen 12.354,00 TL'nin mahsup edilerek 22.687,49 TL borcunun kaldığını belirterek bu miktarın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kesin hakedişlerinin tamamlanması sonrası yapılan hesaplamada borçlu gösterildiğini, davacının kendi muhasebe hesabı olduğunu, borçlarının bulunmadığını, davacı şirketin tek taraflı olarak borç yarattığını, sözleşmenin 1997 tarihinde yapıldığını bu nedenle zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2015 tarihli kararı ile; incelenen kesin hesap bilgilerinin teknik bilirkişilerce değerlendirilmesi sonucunda düzenleme ve yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamalar ile yüklenici firmanın kesin hesap borcunun toplam olarak KDV dahil toplam 24.433,88 TL olduğu, belediyenin alacaklı olduğunun tespit edildiğine ilişkin teknik olarak rapor verildiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 22.687,49 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, kabule göre de davacının kesin teminat mektubu bedelini alacak miktarından düşerek talepde bulunduğu bu bedel düşülmeden alacak miktarının hesaplandığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 24.433,88 TL alacaklı olduğu, işbu tutardan 12.354,00 TL tutarlı emanette tutulan kesin teminat mektubunun tahsil edilmesi nedeniyle mahsubunun gerektiği, bu durumda davacı alacağının 12.079,88 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunda alacağın hatalı hesaplandığını, b. Sözleşme Eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. ve 40. maddesinin gözardı edildiğini beyan etmektedir. 2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın zamanaşımına uğradığını, b. 02.06.1999 tarihinde geçici kabul sırasında söz konusu inşaatla alakalı olarak hiçbir ihtirazi kayıt oluşturulmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak stemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna davacı vekilinin yapmış olduğu itirazlar, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu gerekçesi ile reddedildiği, yine davalının zamanaşımı defi'nin, cevap dilekçesi süresinde ileri sürmediği dikkate alınarak buna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4447, K. 2025/608, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4447-e-2025-608-k-b599526a6b8b