Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4179 E. 2024/3597 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4179
Karar No
2024/3597
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1449 E., 2021/514 K. HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü 1- Mahkemece, TKK 336. maddesi uyarınca kooperatif ortaklarının yönetim kurulu üyeleri ve taşınmazları satın alan kişilere karşı açtığı tazminat davasında verilen ilk kararda, davalı yöneticilerin taşınmazların satışını rayicin altında da olsa genel kurulca belirlenen birim fiyatın üzerinde ilanlar yaparak açıklık ve rekabet şartlarım sağlayarak gerçekleştirdikleri, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraat kararında yapılan tesbitlerin mahkemeyi bağlayıcı nitelikle bulunması nedeniyle rayicin altında gerçekleşen satışlardan taşınmazı alan davalılarla birlikte sorumlu tutulamayacağı, davalıların çektiği ihtarın davalılara ödemeden önce tebliğ edildiğine dair belge sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 2- Mahkeme kararına karşı, davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2010 tarih ve 2008/5428 E, 2010/1172 K. sayılı ilamıyla; davacılar vekilinin taşınmaz satış sözleşmesini yapmayan yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... yönünden yaptığı tüm temyiz istemlerinin reddine ve kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kooperatife ait arsayı usulüne uygun olmayan satımları nedeniyle davacıların doğrudan zarara uğradığı iddiasını kapsayan davada kooperatif tüzel kişiliğine husumet düşmeyeceğinden davalı kooperatif yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerekirken, esastan reddi sonucu itibariyle doğru olan hükmün bozulması gerektirmemesine göre davalı kooperatif tüzel kişiliği yönünden tüm temyiz istemlerinin reddine, diğer davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik olarak ise; mahkemece, davalı kooperatif defter ve kayıtları üzerinde aralarında kooperatifler hukuku uzmanı, muhasebeci ve mülk bilirkişisinin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup davaya konu taşınmazların satış tarihindeki değerlerinin tespit edilerek satış bedelinden fazla bir değere taşınmazların satılabileceği tespit edilirse bundan kooperatif yöneticilerinin sorumlu tutulmalarının gerektiği sonucuna varılması halinde davacıların hissesine düşen miktarın tahsiline, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir. 3- Mahkemece Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2010 tarih ve 2008/5428 E, 2010/1172 K. sayılı ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. 4- Davacılar vekilinin temyizi sonucu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.01.2014 tarih 2013/11-158 Esas, 2014/33 Karar numaralı kararı ile mahkemenin direnme kararı Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, bozulmuştur. 5-Mahkemece HGK kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda verilen kararda; Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6102 sayılı TTK'nın 336 ve 338.maddelerine göre yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun kusura dayanan bir sorumluluk olduğu, TTK'nın 338.maddesinin yönetim kurulu üyeleri aleyhine bir kusur karinesi kabul ettiğini, bir zarar doğmuş ise bu zararın yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylemleri sonucu oluştuğu gerekçesiyle davacıların hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen zararlarının oluşmasında kusursuz olduklarını ispat edemeyen ve taşınmazları ucuz fiyatla satan kooperatif yönetim kurulu üyeleri olan davalılar ..., ... ve ... 'ın davacıların uğramış oldukları zararlardan müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davacıların davasının bu davalılar bakımından kısmen kabulüne, arsaları satın alan diğer davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kooperatifi ya da davacıları zarara uğratmak amacıyla kasten söz konusu arsaları belirtilen bedellerle aldıkları ispatlanamadığından bu davalılar hakkındaki davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve davalı ... Konut Yapı Kooperatifi hakkında daha önce verilen karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6- Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekilince duruşmasız davacılar vekilince duruşmalı temyiz isteminde bulunulmuş ise de; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. Temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, keza; kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kusursuz sorumluluk ilkesine yönelik TTK’nın ilgili maddeleri gözetildiğinde taraf vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, davalılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4179, K. 2024/3597, T. 21.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4179-e-2024-3597-k-c8e4c796d43a