Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3828 E. 2025/977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3828
- Karar No
- 2025/977
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/299 E., 2023/5 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatife ait E blok, 5 no.lu dairenin 07.06.2006 tarihli protokol ile inşaat malzemesi karşılığında diğer davalı ...’ye satıldığını, ...’nin 09.10.2006 tarihli sözleşme ile bu daireyi kooperatif yetkililerinin bilgisi dahilinde 80.000,00 TL karşılığında müvekkiline sattığını ve kooperatif üyeliğini müvekkiline devrettiğini, davacının kooperatife başvurduğunu ve üyeliğe kabul edildiğini, ancak dava konusu dairenin tapusunun davalılardan ...’a verildiğini ileri sürerek müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine, E blok, 5 no.lu dairenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, tapu tescili mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili talep etmiş, ıslah dilekçesiyle 135.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 08.07.1998 tarihinde kooperatife üye olduğunu, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, önce D blok, 26 no.lu dairenin tahsis edildiğini, 14.12.2010 tarihinde ise B blok, 5 no.lu dairenin tahsis ve tescil edildiğini, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; satış işleminin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, satışın yapıldığı dönemde davalı kooperatifin hukuken geçerli bir yönetim kurulu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli kararı ile davacının kooperatife üye kabul edildiğine dair belge ve karar bulunmadığı, davalı ... ile davacı arasında imzalanan devir belgesinin resmi senet vasfında olmadığından mülkiyetin nakli için yeterli belge sayılamayacağı, davacının davalılardan ...'ye verdiği parayı geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile üyeliğin tespiti ve tapu iptal ve tescil talebinin reddine, kooperatif aleyhine açılan alacak talebinin reddine, 120.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nce, mahkemece davalı kooperatif defter ve kayıtları celp edilip davacının veya davalılardan ...'nin davalı kooperatifin genel kurullarına çağrılıp çağrılmadıkları, katılıp katılmadıkları, davalılardan ...'ye davaya konu bağımsız bölümün protokol karşılığında verilip verilmediği araştırılarak, davacı veya davalılardan ...'nin davalı kooperatife zımni üye olarak benimsenip benimsenmediği, yine davalılardan ...'ın durumunun kooperatif kayıtlarında incelenip davaya konu bağımsız bölümün tahsisi hususunda davalı kooperatifçe işlem yapılıp yapılmadığı, şayet tahsis yapılmış ise kime hangi tarihte ne şekilde tahsis edildiği, davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespiti halinde dava konusu taşınmaz üzerinde önceki tarihli tahsise dayalı üstün hakkı bulunup bulunmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının üyelik kaydının ya da genel kurullara katıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, ödenen 80.000,00 TL’nin dava tarihinde ulaştığı değerin 120.000,00 TL olduğu, bu bedelin davalı ...‘den tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile üyeliğin tespiti ve tapu iptali ile tescil talebinin reddine, kooperatif aleyhine açılan alacak davasının reddine, 120.000,00 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 07/06/2006 tarihli protokol başlıklı belgeye göre dava konusu 5 nolu dairenin inşaat malzemesi karşılığında diğer davalı ...’ye satıldığını ve protokol altında davalı kooperatif yetkililerinin imzalarının bulunduğunu, ...’nin kooperatiften almış olduğu daireyi ve üyeliği 09/10/2006 tarihli devir sözleşmesi ve ekindeki çek-senet bordrosu ile 80.000,00 TL karşılığında müvekkiline sattığını, kooperatif yetkililerince aynı gün kooperatif merkezinde müvekkile kooperatif üyeliğine giriş için üye giriş beyannamesi ve taahhütname imzalatıldığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğini kazanması için başkaca bir yönetim kurulu kararına ihtiyaç olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerinde önceki tarihli tahsise dayalı üstün hakkı bulunduğunu, bu nedenle davalılardan ...'a yapılan tahsisin de geçersiz olduğunu, dava konusu dairenin müvekkile tahsisi mümkün olmasa dahi bu durumda daire değerinden ya da diğer davalı ...’ye ödenen bedelden davalı kooperatifin müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalılar Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.