Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3787 E. 2024/5107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3787
Karar No
2024/5107
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/544 E., 2023/717 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/323 E., 2017/957 K. 1-İlk Derece Mahkemesince, bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemiyle açılan davada davanın kısmen kabulü ile kabul edilen asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. 2-İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile alacak-borç durumu yargılama sonucu alınan bilirkişi raporuna göre belirlendiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 09.12.2021 tarihli, 2021/2614 Esas, 2021/2145 Karar sayılı ilamıyla ve takibe konu alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu, ticari kayıt ve belgeler esas alınarak bilirkişi tarafından belirlenmesinin alacağın likit (belirlenebilir) bir alacak olduğu olgusunu değiştirmeyeceği, yargılama sonunda belirlenen alacak tutarı üzerinden davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu kararın kesin olarak bozulmasına karar verilmiştir. 4-Dairemizin bozma kararına Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin 16.03.2022 tarihli, 2022/130 Esas, 2022/278 Karar sayılı kararı ile direnilmiştir. 5-Direnme sonucu Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2023 tarihli, 2022/6-1019 Esas, 2023/267 Karar sayılı ilamı ile, eldeki davada alacağın faturalara dayalı, hesaplanabilir nitelikte ve likid olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği ve takibe itiraz dilekçesinde açıkça tutarı belli olan borcun bir kısmına itiraz edildiği, yargılamayı gerektirmeyen gerçek miktarı belli ve sabit olan alacağın ticari kayıt ve belgeler esas alınarak hesaplanması amacıyla bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişiden rapor alınmasının alacağın likid olma vasfını değiştirmeyeceği, icra inkâr tazminatı talebinin yasal koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından, davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, hâl böyle olunca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince önceki kararda direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. 6-Bölge Adliye Mahkemesinin bozma üzerine verdiği karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile kesin bozma doğrultusunda ve usuli kazanılmış hak ilkesinin resen gözetildiği; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak davalı vekilinin temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3787, K. 2024/5107, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3787-e-2024-5107-k-493b5924840c