Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3785 E. 2024/2683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3785
- Karar No
- 2024/2683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/107 E., 2021/44 K. DAVA TARİHİ : 13.03.2009 KARAR : Kısmen Kabul 1-Davacı dava dilekçesinde; davalı kooperatifin toplam 22,853,74 Türk Lirası alacaklı olduğu iddiasıyla ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/39 E. ve 2009/38 E. sayılı takip dosyaları ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ortakların açılan krediler dahilinde aldıkları mal ve para karşılığı kooperatife borçlandığını, müvekkilinin borçlarının bir kısmını ödediğini ileri sürerek, ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/38 E. sayılı dosyasındaki borcunun 14.240,00 Türk Lirası olarak tespitini, ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/39 E. sayılı dosyasında borcunun olmadığının tespitini talep etmiş, 17.01.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/38 E. sayılı dosyasında borcunun olmadığı yönünde değiştirmiştir. 2-Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalardaki sözlü beyanında davanın reddini savunmuştur. 3-Mahkemece, davacının ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/38 E. sayılı takip dosyasında 02.09.2009 tarihi itibariyle 6.726,92 Türk Lirası fazla ödeme yaptığı, ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/39 E. sayılı dosyasında 26.05.2009 tarihi itibariyle 928,71 Türk Lirası borcunun kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/38 E. sayılı takip dosyasında 14.240,00 Türk Lirası yönünden, ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/39 E. sayılı takip dosyasında 4.726,97 Türk Lirası yönünden davacının davalıya borcu olmadığının tespitine, davacının davalıya borcu olmadığı yönündeki 22,853,74 Türk Lirası alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatı ödemesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. 4-Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 18.12.2017 tarih, 2016/8848 E. ve 2017/3778 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından dava konusu edilen icra dosyalarına dava açıldıktan sonra bir kısım ödemeler yapıldığı, mahkemece bu ödemeler dikkate alınarak karar verildiği, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre sonuçlandırılması gerektiği, davadan sonra yapılan ödemelerin nazara alınarak karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/38 E. sayılı takip dosyasına 14.240,00 Türk Lirası borçlu olduğunun kabulüne göre dava açmış olmasına rağmen, davasını ıslah ederek bu miktardan borçlu olmadığı şeklinde davasını değiştirdiği, davacı tarafın dava dilekçesindeki ifadesinin kabul anlamında olduğu, son bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, davacının imzaladığı kredi sözleşmeleri uyarınca kullandığı kredi miktarı, takip tarihine kadar yapmış olduğu ödemeler ve davacı tarafın dava dilekçesindeki kabulü nazara alınarak, takip tarihi itibariyle davacının borcunun belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. 5- Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/38 E. sayılı takip dosyasında takip tarihi itibariyle 6.182,58 Türk Lirası ve ...İcra Müdürlüğü’nün 2009/39 E. sayılı takip dosyasında takip tarihi itibariyle 6.425,71 Türk Lirası borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının dava dilekçesindeki ifadelerinin kabul anlamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının ...İcra Müdürlüğü'nün 2009/38 E. sayılı takip dosyasında kabulüne göre 14.240,00 Türk Lirası borcu olduğunun, 3.886,77 Türk Lirası için borçlu olmadığının tespitine, ...İcra Müdürlüğü'nün 2009/39 E. sayılı takip dosyasında 4.726,97 Türk Lirası borcunun olmadığına ilişkin tespit talebinin reddine karar verilmiştir. 6-Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 7-Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 8- Mahkemece davacı lehine 3.886,77 Türk Lirası üzerinden kabul kararı verilmiş olmasına rağmen davacıya 4.080,00 Türk Lirası vekalet ücreti verilmesi karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/2 maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (7) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (8) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 5. bendindeki ‘4.080,00’ ibaresinin çıkarılarak, yerine ‘ 3.886,77’ ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere olmak üzere, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.