Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3662 E. 2025/870 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3662
Karar No
2025/870
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/251 E., 2022/783 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 2 no'lu parselde bulunan taşınmaza inşaat yapımı için davalı ile anlaştıklarını buna göre bina yapımı, foseptif temel, foseptif table, foseptif perde, ahır büyük temel, ahır küçük temel, ahır üst hatılları, ahır küçük yer hatılları, ahır duvar, dikilen kolonları yaptıklarını, anlaşmaya göre ödenmesi gereken işçilik hizmet bedeli olan 19.320,00 TL alacağın ödenmediğini savunarak bu bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında ilk olarak 859 no'lu parselde inşaat yapımı için tarihsiz yazılı sözleşmenin düzenlendiğini, bu sözleşmede yapılacak işin birim fiyatının belirlendiğini, ancak bu parsele inşaatın yapılamaması nedeniyle sözleşmenin aynı şartlarla 2 no'lu parsel için kabul edilip imalâtın buna göre yapıldığını, bu sözleşmeye göre davacıya ödeme yapılmış olup borç bulunmadığını, davacının iskan izni almadığından binanın da kullanılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 10.06.2015 tarihli kararı ile davalının davacı teklifi ile yerine getirdiği yemin içeriğine göre taraflar arasında yazılı olarak 859 no'lu parsel ile ilgili yapılmış sözleşmenin 2 no'lu parsel için aynı şartlarda kabul edildiği, davacının iddia ettiği gibi kendileri arasında metrekare fiyatının 27,00 TL olacağı hususunda anlaşmanın olmadığı, sözleşmede belirtilen metrekare fiyatının 23,00 TL olduğu ve bu fiyat üzerinden anlaşma yapılıp başkaca bir fiyat belirlenmediği, bilirkişi raporuna göre sözleşmede yer alan metrekare fiyatı doğrultusunda sözleşmeye esas bedelin 21.408,40 TL olduğu, ödemelerin mahsubu ile davacının 3.511,91 TL alacağının bulunduğu gerekçesi ile bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 10.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunun ihtilafsız olduğu, akdî ilişkinin varlığı sabit olup bedelde anlaşamama halinde iş bedelinin işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı T.B.K'nın 481, fazla imalât yapılması halinde de bedelinin aynı Kanun'un 526. ve devamı maddeleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile belirlenmesi gerektiği, gereksiz yemin teklifinin hukuki sonuç doğurmayacağı, mahkemece bilirkişilerden alınacak ek rapor ile davacı tarafından yapıldığı ihtilâfsız olan imalâtların varsa eksik ve kusurlarda dikkate alınarak bedellerinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılıp kanıtlanacak ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşme çerçevesinde ahır alanı, süt sağım yeri, gübre çukuru tabliye betonu, gübre çukuru perde duvarları, üst kiriş alanı ve diğer alanlar olmak üzere 930,80 metrekarelik kısmın yapıldığı; davacı tarafından yapıldığı ihtilâfsız olan ve keşifte görülen bu imalâtların bedelinden yapılan ödemelerin mahsubu ile hesaplanan 7.905,29 TL alacağın bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bozma ilamı gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, mahalinde inceleme yapılmadan rapor alındığını, bilirkişinin reddine dair taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, b. Dava dilekçesinde belirtilen iş kalemlerinden şantiye bina yapımı, ahır üst hatılları, ahır küçük yer hatılları, ahır duvar, dikilen kolonlara ilişkin kalemlerin hesaplamaya dahil edilmediğini, idarenin şifahi talimatıyla yapılmayan işlerin alacaktan mahsup edilmemesi gerektiğini, c. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davaların kısmen reddi durumunda, davalı vekili yararına tarife uyarınca hükmedilecek nispi vekâlet ücretinin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğini, davalı lehine fazlaca vekalet ücretine hükmedilerek hatalı karar verildiğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1. İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna davacı vekilinin yapmış olduğu itirazlar, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu gerekçesi ile reddedildiğinden buna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 3. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre; davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini aşacak şekilde davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan HUMK'nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin 3. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin çıkarılarak yerine “7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesi uyarınca 7.905,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3662, K. 2025/870, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3662-e-2025-870-k-4fc233abdd16