Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3528 E. 2024/1773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3528
- Karar No
- 2024/1773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2628 E., 2023/1088 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/393 E., 2021/71 K. 1- İlk derece mahkemesince, alacak davasında, taraflar arasındaki sözleşmenin dayanağı ihale kararının, kesinleşen mahkeme ilâmıyla iptal edilmesi sonucu sözleşmenin ifası imkânsız hale gelerek hukuki imkânsızlık doğduğu, davalı idarenin sözleşmeyi fesih iradesinin varlığı iddia ve ispat edilmiş olmadığı gibi bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, mahkeme ilamına dayalı imkansızlıktan idarenin sorumlu olup olmayacağına dair uyuşmazlık bulunmakla, davacının ancak verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri isteyebileceği ve kâr kaybı (olumlu zarar) isteyemeyeceği, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme miktarının işin % 18.50 lik oranına tekabül ettiği, işin hem süre hem de bedel yönünden tamamlanmamış olduğu ve mahkeme kararıyla sonlandığı bu nedenle davacı ile iş eksiltmek sureti ile de olsa sözleşmeye devam etmenin mümkün olmadığı dikkate alındığında davacının % 5 lik kâr kaybı şeklinde ki müspet zarar talebinin haksız olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından, 4735 Sayılı Kanun'un 24. maddesi ve sözleşmenin 29. maddesi hükümlerinin yüklenici tarafından işin bitirilmesi şartına bağlandığı, sözleşme bedelinin %80'inden daha düşük bedelle işin yapılacağına dair idarece bir tespit veya onay yapılmadığı, tasfiye hak edişinin bulunmadığı, yüklenici tarafından sözleşme konusu iş bitirilmediğinden davacının bu düzenlemeler kapsamında talepte bulunamayacağı, ancak mahkemece davacının isteyebileceği menfi zarara hükmetmesi gerekirken, ret kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davacının istinaf talebinin kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davalının temyizi yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Her ne kadar davalı tarafından davacının kabul edilen 170.861,07 TL alacağı yönünden temyiz talebinde bulunulmuş ise de, bu tutar Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00TL’nin altında kalmaktadır. Belirtilen nedenle davalının temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davacının temyizi yönünden yapılan inceleme sonucunda; kamu düzenine aykırılık hallerinin resen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı, dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; 4735 Sayılı Kanunun 24. maddesi ve sözleşmenin 29. maddesi hükümlerinin, dava konusu fesih halinde uygulanma imkanın bulunmadığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı harcın davacıdan alınmasına, Dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4 Hukuk Dairesi gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.