Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3364 E. 2024/2129 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil-Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3364
Karar No
2024/2129
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil-Tazminat

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/89 E., 2022/927 K. HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü- Birleşen davanın reddi Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil-tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilince, 3. Blok, 9. Kat, 40 numaralı bağımsız bölümün davalılardan 110.000, 00 TL bedel karşılığında satın alındığını, kalan 31.500,00 TL için de adına tescil yapıldığında ödenmek üzere senet verildiğini, müvekkilinin davalı kooperatifin 19.05.2010 tarihli kararı ile kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, bağımsız bölümü fiilen teslim alarak oturmaya başladığını, ancak davalı kooperatif adına tapuda kayıtlı olan bağımsız bölümün müvekkili adına tescil edilmediğini ileri sürerek, bağımsız bölümün müvekkili adına tapuda tescilini, bu mümkün olmazsa bağımsız bölüm için ödediği 110.000,00 TL'nin, dava tarihinden, daha fazla ise bu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faziyle tahsilini ve senedin iptalini talep ve dava etmiş olup, 28.10.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 50.000,00 TL artırarak 160.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı kooperatif vekili, davacının dava konusu bağımsız bölümü ve üyeliği diğer davalıdan devraldığını, söz konusu ödemeleri de bu davalıya yaptığını, davacının kooperatif üyesi olduğunu ve kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu bağımsız bölümde halen oturmakta olduğunu, davacıya ait bağımsız bölümün tapuda kooperatif adına kayıtlı olduğunu, kooperatif borçları nedeniyle tapu kaydına haciz konulduğunu, bağımsız bölümün davacıya ait olduğunu, ancak tapudaki haciz şerhleri nedeniyle davacıya tapuda devredilemediğini savunarak, davanın kabulünü istemiştir. 2. Asıl davada davalı ... duruşmada, kooperatif üyeliğini ve dava konusu bağımsız bölümü davacıya devrettiğini ve karşılığında 110.000,00 TL aldığını, davacı tarafça geri kalan 31.500,00 TL için senet verildiğini, ancak davalı kooperatifçe tapunun devredilememesi sebebiyle senet bedelini henüz alamadığını savunarak, bağımsız bölümün davacı adına tescilini istemiştir. 3. Birleşen davada davalı ... Unlu Mamülleri İnşaat Turizm Elektrik San. Ve Tic. Ltd Şti vekili; taşınmazı tapuya güven ilkesi gereği aldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.11.2014 tarih ve 2014/776 E., 2014/422 K. sayılı kararıyla; dava konusu bağımsız bölümün davacı tarafından satın alındığı, üyeliğin de devralındığı ve bunun kooperatifçe kabul edildiği, bağımsız bölümün tapuda kooperatif adına kayıtlı olduğu ve üzerinde bulunan haciz şerhleri nedeniyle tapusunun davacıya devredilemediği, davacının talebinin, halen oturduğu bağımsız bölümün bu şerhlerden ari şekilde adına tescil edilmesi olduğu, bu nedenle davacı tarafın ödediği bedeli talep ettiği, ancak davacının, devir sırasında kararlaştırılan bedelin tümünü henüz davalıya ödemediği, kooperatif üyeliğinden çıkma iradesinin de bulunmadığı, bu nedenlerle tazminat talebinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davacının tazminat ve senedin iadesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 07.11.2014 tarih ve 2014/776 E., 2014/422 K. sayılı kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 21.11.2016 tarih ve 2016/4074 E., 2016/5101 K. sayılı kararı ile bağımsız bölümün tapu kaydında lehine takyidat bulunanların da davada taraf olması gerektiğinden, öncelikle taraf teşkiline ilişkin eksikliğin giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozmaya uyularak, davalı kooperatifin, üyeliği gereğince davacı ... adına 19.05.2010 tarihinde tahsis ve teslim ettiği taşınmazın, kooperatifin borcundan dolayı icra takibine konu edilerek ihale yoluyla birleşen davada ihale alıcısı olan davalı ... Unlu Mamulleri İnşaat Turizm Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine cebri icra yoluyla satılmış ve taşınmaz tapusunun da söz konusu şirket adına kayıtlanmış bulunması nedeniyle davacı ... adına tescil edilecek bir konut bulunmadığının kabul edilmesi gerekeceğinden akçeli yükümlülüğünü eksiksiz yerine getiren ve hiçbir borcunun olmadığı davalı kooperatifçe de kabul ve beyan edilen davacının, 1163 sayılı kanun kapsamında üyeliği gereğince davalı T.H.S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinden 14.12.2012 dava tarihindeki taşınmaz değeri olan 232.000,00TL nin tahsilini tazminat tutarı olarak talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı ve ve asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; üzerinde tedbir olan taşınmaz icra dairesi tarafından usulsuz şekilde satıldığını, satıştan müvekkilinin haberdar edilmediğini, bu nedenle ihalenin feshi davası açılamadığını, birleşen davanın kabulü gerektiğini, müvekkilinin ödemelerini düzenli yaptığını, ödemelerin 2014 tarihindeki güncellenmiş değeri bilirkişilerce 430.492,73 TL olarak tespit edildiğini, bu miktara hükmedilmesi gerektiğini temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür. 2. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; devir tarihinde müvekkilinin kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla kooperatif üyeliğinin devrinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, halef olarak müvekkilin tüm haklarını kullanabilecek olan davacının kötü niyetli olarak senedin iadesi yönünde talepte bulunduğunu, senedin iadesi kararının hatalı olduğunu temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemi, olmaz ise tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olaydaki kooperatif hisse devrinin geçerli olduğu, bu devir sebebiyle davacının hak kazandığı tazminatı da aldığı gözetildiğinde kooperatif hissesini devreden davalı ...’a verilen senedin iadesi yönünde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Asıl davada davalı ... vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, A numaralı hüküm fıkrasının (3) numaralı bendi ve (7) numaralı bendinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harçların ilgililere iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3364, K. 2024/2129, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3364-e-2024-2129-k-dc88de0730b3