Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3147 E. 2024/1965 K. – Asıl Ve Birleşen
Konu: Asıl Ve Birleşen Sıra Cetveline İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3147
- Karar No
- 2024/1965
- Karar Tarihi
- Konu
- Asıl Ve Birleşen Sıra Cetveline İtiraz
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/490 E., 2023/1202 K. DAVA TARİHİ : 28.11.2016 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2022/523 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı borçlu ... şirketi vekili, davalı ... şirketi vekili ile davalı ... ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri ile birleşen 2016/519 Esas, 2016/488 Esas ve 2016/498 Esas sayılı dosyalarda davalı borçlu ... İnş. Taah. San ve Tic. AŞ. vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlunun Toplu Konutlar İdaresindeki hak ve alacaklarına konulan haciz sonucunda düzenlenen derece kararında, müvekkilin alacaklı olduğu icra dosyalarına pay ayrılmadığını, dava dışı ... ile borçlu şirketin alacaklıların alacağının engellenmesi amacıyla borç uydurduğunu, davalı alacaklının da borçlu şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, alacağın muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın yargılama gider ve masrafları da dahil müvekkiline ayrılmasını talep etmiştir. 2.Birleşen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçelerinde, davalı alacaklarının muvazaalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1.Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dışı ...’a satmış olduğu malzeme bedelini alamaması üzerine alacağı temlik aldığını, ticari kayıtlarla bu durumun ispatlanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davalarda davalı ... Elekt. Ana Dağ. Pan. İm. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; borçlu şirketin TOKİ’den ihale aldığı işte elektrik ve tedarikçi olarak müvekkili ile anlaştığını, borçlu şirket ile müvekkili arasında muvazaadan ari gerçek borç ilişkisi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen 2016/519 Esas-2016/488 Esas ve 2016/498 Esas sayılı dosyalarda davalı ... İnş. Taah. San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, icra dosyalarına konu tüm alacakların gerçek bir ticari ilişkiden doğduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından muvazaa iddiasına ilişkin alacakların bonodan kaynaklandığı, kambiyo senedi düzenlenmesinin her zaman mümkün olduğu, davalının alacağı ispat yükü altında olduğu, bonoların 3. kişilere karşı alacağın ispatı için tek başına yeterli görülmediği, davalı alacaklının alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını ve miktarını kesin ve inandırıcı olarak ispat külfetinde olduğundan davalıların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişilerce incelenmesinin değerlendirildiği, davalı ... açısından yapılan defter incelemesinde bono bedeli tutarında hak edişinin olmadığı, bonoların söz konusu iş kapsamındaki iş bedeli olarak ödenmiş olduğu iddia ve beyan edildiğinden bonoların düzenlendiği tarihte bono bedeli kadar hak ediş alacağı bulunmadığı, takip tarihinde 74.179,45 TL alacağı olduğu sıra cetvelinde ise, 322.837,11 TL pay ayrıldığı davalı ... ile dava dışı borçu arasındaki alacak borç ilişkisinin muvazaalı olduğu, takibe konu 2 adet bononun borçlu defterlerinde kaydının bulunmadığı bu durumun ticari teamül ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı ... yönünden ise ;davalı Dem-...Ş. 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre ...'a ait 9 adet faturanın işlendiği ve 2015 yılı içinde dava dışı ...'a herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu kadar yüksek meblağlı inşaat malzemesi alışverişinin herhangi bir ödeme, çek veya teminat almaksızın satışının ticari hayatın olağan akışına da uygun olmadığı, davalı ...'in faturadaki bilgilerinden "tasarım" firması olduğunun anlaşıldığı, faturaların inşaat malzemesi satışı içerdiği, faturaların faaliyet konusu dışında olduğu, dava dışı ...'ın davalı ...'e 1.776.304,35 TL tutarlı borcuna karşılık 2.699.889,67 TL tutarındaki alacağını devretmiş olduğu, ... ve ...'in borçlu firmada sigortalı çalışma kaydının ve ayrıca ... ile borçlu firma yetkilileri arasında yakın akrabalık olduğu, ... tarafından düzenlenen faturalara ilişkin irsaliyelerin ... adına imzalı olduğu, malzemelerin şirkete teslimine ilişkin ve borçlu şirketin envanter kaydına alındığına ilişkin herhangi bir kayıt ve belgenin de sunulmamış olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, ...'ın ve ...'in davalı borçlu ile birlikte hareket ederek şirketi mal alım-satımı olmaksızın borçlandırmış olabileceğinin değerlendirildiği, diğer yandan fatura konusu malların alındığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından alacağın ispatını sağlayacak bir bilgi ve belge bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı bu nedenlerle davalı ...'in (...'ın) varlığına itiraz edilen alacağının muvazaalı olduğu, takip konusu kambiyo senedinin geriye dönük olarak da her zaman düzenlenebilir olduğu gibi kaynağı olan alt ilişkinin davalılar tarafından dosya alacağını gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını gösterir yeterli delil ve belgelerle ispatlayamadıkları gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı borçlu ... Şirketi vekili, davalı ... Şirketi vekili ile davalı ... ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesinde: mahkemece uyuşmazlığın çözümünde hatalı bir yolun benimsendiğini, muvazaa iddiasının araştırılması yerine gereksiz yere ve defalarca bilirkişi incelemesi yapıldığını, alacaklarının temlikten kaynaklandığını ve davacıların alacağından önce doğduğunu, bu nedenle muvazaadan söz edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... Elektrik Ana Dağıtım Panoları İmalat, İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile borçlu arasında bir hukuki ilişkinin bulunduğunun sabit olduğunu, şirketler arasında organik bir bağın bulunmadığını, alacaklarının davacıların alacağından önce doğduğunu, bu nedenle muvazaadan söz edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı borçlu ... İnş. Taah. San ve Tic. AŞ vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ... Elektrik Ana Dağıtım Panoları İmalat, İnş. San ve Tic. Ltd. Şti arasındaki hukuki ilişkinin gerçek bir ilişki olduğunu, müvekkili ile davalılardan ... ... arasında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmamakla birlikte adı geçenin alacağı temlik aldığı ...’a borçlu bulunduklarını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçlu ... İnş. Taah. San ve Tic. AŞ’nin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde; sıra cetveline itiraz davaları alacağının miktar ve/veya sırasına itiraz edilen alacaklılara yöneltileceği, borçlunun bu davada sıfatı bulunmamadığı, bu davalı hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerekirken adı geçen hakkında da esas bakımından karar verilmesinin doğru olmadığı, ne var ki adı geçenin istinaf nedenleri buna yönelik olmadığından istinaf nedenlerinin esastan reddi gerektiği, alacaklı davalılar ... ... ile ... Elektrik Ana Dağıtım Panoları İmalat, İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden yapılan istinaf incelemesinde; davalı borçlu ile davalılardan ... ...’ın arasında doğrudan bir hukuki ilişki bulunmadığı, alacaklının bu takip dosyalarını dava dışı ...’tan temlik aldığı, borçlu ile adı geçen arasındaki ticari ilişkinin gerçek bir borç kaynağı olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya yansıdığı, bilirkişilerin farazi değerlendirmeler ile ... ...’ın faaliyet sahası ile ...’ın faaliyet sahasının birbiriyle uyumlu olmadığını, tutarların “hayatın olağan akışı” gibi objektif olmayan ve tecrübe kuralı dahi sayılamayacak ölçütlere dayanarak makul bulunmadığını mütalaa etmelerinin, hükme esas alınamayacağı, aslolanın borcun bulunup bulunmadığı olduğu, kişileri temlik ilişkisine götüren saikin bu davanın konusu olmadığı, davalı borçlu ile davalılardan ... Elektrik Ana Dağıtım Panoları İmalat, İnş. San ve Tic. Ltd. Şti arasındaki hukuki ilişkinin ise resmi belgelerle sabit olduğı,borçlunun yükleniminde olan hastane inşaatının adı geçen davalı tarafından yapıldığında tereddüt bulunmadığı, bütün bu hususlar karşısında artık alacakların muvazaalı biçimde oluşturulduğu ve gerçekte hiçbir hukuki nedene dayanmadığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... ... ile ... Elektrik Ana Dağıtım Panoları İmalat, İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri ile birleşen 2016/519 Esas, 2016/488 Esas ve 2016/498 Esas sayılı dosyalarda davalı borçlu ... İnş. Taah. San ve Tic. AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; ...’ın 8 günde 2.699,889 TL’lik fatura düzenlediğini, fatura düzenlerken dahi borçlu şirkette sigortalı olarak çalıştığını, davalı ...’in borçlu şirket yönetim kurulu üyesinin akrabası olduğunu, ...’in de borçlu şirkette çalıştığını, ...’in ...’ten olan alacağının çok daha fazlasını temlik aldığını, ...’in ...’den aldığı malları kâr etmeden borçlu şirkete sattığını tespit edildiğini, temlik edenle temlik alan arasında faturadan başka delil sunulamadığını, faturaya dayanak malların tesliminin ispatlanamadığını, icra takipleri süresinde dahi davalı ve temlik edenin borçlu şirkette çalıştığını, temlik eden ve borçlu şirketin ikametlerinin aynı yer olduğunu, temlik edene düzenlenen faturalar ile temlik edenin borçluya düzenlediği faturaların aynı tarihli olduğunu, sadece faturaya dayalı olarak gerçek alacak olduğuna kara verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Birleşen 2016/524 Esas sayılı dosyada davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... ile borçu arasında akrabalık olduğunu, sadece müvekkili alacağından daha önce doğmuş olmasına dayanıldığını, ... ile borçlu şirket arasında yapılan protokolün alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapıldığının açık olduğunu, defterlerdeki bakiye alacak tespitinde fahiş fark bulunduğunu, sözleşme henüz imzalanmadan senet düzenlenmeden deftere işlendiğini, müvekkili alacağının davalılar alacağından önce doğduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 3.Birleşen 2016/519 Esas, 2016/488 Esas ve 2016/498 Esas sayılı dosyalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde, borçlu şirket yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, ...’ın faturalara konu ettiği malzemelerin girişlerinin mevcut olmadığını, iştigal ettiği ticaret ile malzemeler arasında benzerlik bulunmadığını, ...’in alacağını ispatlayamayacağından alacağı temlik ettiğini, protokol ile iade olması gereken çeklerin hala ... Şirketinin elinde olduğunu, protokoldeki bonolar karşılığı yapılmış işin davalı borçlu şirket defterlerine borç olarak işlenmediğini, alacağın muvazaalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 4. Birleşen 2016/519 Esas, 2016/488 Esas ve 2016/498 Esas sayılı dosyalarda davalı ... Şirketi vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde de taraflarına yöneltilen davanın reddedilmesini istediklerini, kaldı ki taraf sıfatının re’sen dikkate alınacağını, borçlu olan müvekkilinin bu davada taraf olamayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muvazaa nedenine dayalı sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz istemleri yönünden; Asıl ve birleşen davalar hacizde sıra cetveline itiraza ilişkin olup kural olarak hacizde muvazaaya nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında alacağın varlığını ispat yükü davalı alacaklılar üzerindedir. Davalı alacaklıların, alacaklarının gerçek bir alacak olduğunu, birbirini teyit eden ve takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Asıl ve birleşen davalarda davacılar, sıra cetvelinde pay ayrılan 1 ila 5. sıradaki takip alacaklılarının takibe konu alacaklarının muvazaalı olduğunu iddia ettiklerine göre davalı tarafta bulunan her bir takip alacaklısı alacaklarının gerçek alacak olduğunu takibin dayanağı dışındaki kesin ve inandırıcı belgelerle ispatlamalıdırlar. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ve dosya içeriği itibariyle sıra cetvelinde pay ayrılan 1 ila 5 arasındaki takip alacaklarının muvazaalı olduğuna dair tespit yapılarak asıl ve birleşen davaların kabul edilmiş olmasına karşın istinaf aşamasında dosyaya fazladan bir delil ibrazı bulunmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu raporlar dikkate alınmaksızın davalı takip alacaklıları ile borçlu şirket arasında soyut hukuki ilişkinin olduğu belirtilerek miktar açısından ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmeksizin davaların reddine karar verilmesi yukarıda açıklanan ispat yükü dikkate alınmadığı için doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2.Birleşen 2016/519 Esas, 2016/488 Esas ve 2016/498 Esas sayılı dosyalarda davalı borçlu ... İnş. Taah. San ve Tic. AŞ.vekilinin katılma yoluyla temyiz istemi yönünden; İİK'nın 142/1. maddesi hükmüne göre, "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir" anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan ve pay ayrılan alacaklıları ifade eder. Şikayet, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir. Anılan yasal düzenleme ile sıra cetveline şikayet hakkı takip alacaklılarına tanınmış olup, borçlunun alacaklı sıfatı bulunmadığından ve kendisine pay ayrılmadığından, sıra cetveline karşı şikayet hakkı bulunmadığı gibi borçluya karşı husumet de yöneltilemez. Davalı borçlu şirket vekili tarafından dosyaların borçlusu olan müvekkili aleyhine dava açılmasında davacıların hukuki dayanağı ve yararı olmadığı itirazı istinaf dilekçesinde de ileri sürülmüş olup, bu durumda mahkemesince davalı borçlu şirket hakkında açılan davaların pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.