Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2640 E. 2024/2600 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2640
- Karar No
- 2024/2600
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/269 E., 2023/288 K. DAVALILAR : 1- Acc&Sel Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş. 2- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.12.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :...Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/419 E., 2020/3 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - 1- İlk derece mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine,...Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne,...Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.01.2020 tarihli, 2015/419 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararının kaldırılmasına. davanın kısmen kabulü ile, 15.233,45 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladıkları değişik oranlardaki faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle; dava konusu sözleşmenin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmak üzere imzalanan ön sözleşme olduğu, dava dilekçesinde dayanılan nedenler de dikkate alındığında simsarlık sözleşmesi olmadığı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde iki sözleşme iç içe olup; birinin hiçbir şekle bağlı olmayan inşaat sözleşmesi, diğerinin ise resmi biçimde yapılması gereken mülkiyeti nakil borcu doğuran sözleşme olduğu, bu nedenle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin noterde düzenleme şeklinde yapılması gerektiği, buradaki şeklin geçerlilik şartı olduğu, emredici kural gereği resmi şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin geçersiz olacağı, yine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedilmesi için yapılan ön sözleşmeler ve sonradan düzenlenen ek sözleşmelerin de geçerli olması için resmi şekilde yapılması gerektiği, ancak şekil koşuluna uygun olmadığı için geçersiz olan arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile ön ve ek sözleşmelerin fiilen hayata geçirildiği tarafların edimlerini ağırlıkla yerine getirdiğinin anlaşıldığı durumlarda bu sözleşmelerin geçersizliğinin ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, böyle bir davranışın TMK'nın 2. maddesinde tanımlanan bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni koruma kuralına aykırı düşeceği (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/396 Esas, 2019/4314 Karar sayılı ve 04.11.2019 tarihli ilamı), dairemizin yerleşik içtihadı uyarınca taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sabit olduğundan arsa sahibine ait bağımsız bölümde yapılan imalatların yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği, bu karinenin aksinin, yani yüklenicinin işi yapmadığının, işin arsa sahibi tarafından tamamlandığının yasal delillerle ispatlanması gerektiği, dosya kapsamında davacı arsa sahibinin, bedelinin mahsubu talep edilen imalatların kendisi tarafından yapıldığını ispatlayamadığı, bu nedenle imalatların bedelinin dava konusundan mahsubunda hata olmadığı, mahkemece alınan raporlarda mahsubu talep edilen imalatların fiyatlarının kadri maruf olduğunun tespit edildiği, sonradan sunulan faturaların değerlendirildiğinin ve diğer sunulan çizelgelerin davacı tarafından kabul edilmemesi nedeni ile dikkate alınmadığının Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklandığı, çizelgenin fotokopi olup, el yazısının davacıya ait olup olmadığı anlaşılamadığından belgenin dikkate alınmamasında hata olmadığı, her ne kadar...Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1069 Esas, 2021/1396 Karar sayılı dosyasında; bu dava dosyası ile arasında bağlantı olması nedeni ile davaların birleştirilerek görülmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ise de, iş bu dosya...Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada bekletici mesele yapıldığından birleştirme kararı verilmemesinde hata olmadığı anlaşılmakla, taraflar vekillerinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle...Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi kararına ilişkin taraflar vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine, fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 gününde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) - MUHALEFET ŞERHİ - Davacı vekili, taraflar arasında 15.07.2009 tarihli ön protokol düzenlendiğini, buna ilave 16.07.2009 tarihli noterde düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını protokol ile davalıların muhtelif vadelerde 1.100.000 USD ödeme yapmayı taahhüt ettiklerini, davalıların bu taahhütlerinin büyük kısmını yerine getirdiklerini 183.790 USD bakiyeyi ödemediklerini belirterek bunun tahsilini talep etmiştir. Mahkemece resmi şekilde yapılmayan protokole dayalı alacak talebinde bulunulamayacağından davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2022/269 Esas, 20203/288 Karar sayılı kararı ile davaya dayanak protokol metni, içerdiği hükümler ile birlikte sonrasında imzalanan asıl sözleşme ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, protokol hükümleri itibarıyla asıl sözleşmeye ilişkin ön sözleşme ve ek sözleşme niteliğinde karma hükümler içeren sözleşme olduğundan resmi şekilde yapılması gerekir ise de, gerek asıl sözleşmenin ifa ile sonuçlanmış olması, gerekse davalıların da protokol hükümlerini havale, elden ödeme ve davacı bağımsız bölümüne ekstra imalat yaparak yerine getirdiklerini savunması karşısında TMK'nın 2. maddesi uyarınca şekle aykırılık nedeniyle protokolün hükümsüz olduğunun ileri sürülmesine olanak bulunmadığından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak bilirkişi raporunda hesap edilen 15.000 USD'nin tahsiline karar verilmiştir. İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/8 Esas sayılı dosyasında, davacının da arasında bulunduğu arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 16.09.2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile anahtar teslim bina yapılması kararlaştırıldığı inşaatın süresinde bitirilmediği belirtilerek 19 aylık gecikme için sözleşmenin 9. maddesi gereğince aylık 2 bin USD kira ve aylık 5 bin USD cezai şart olmak üzere toplam 133.000 USD'nin tahsilin talep etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen...24. Noterliği'nin 16.07.2009 tarih 19668 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile;...İli,...İlçesi,... Mahallesi, 1166 ada, 62 parselde kayıtlı üzerinde bahçeli kargir ev bulunan binaların 3 ay içerisinde yıkım işlemleri gerçekleştirecek, inşaat yapı ruhsatı alınacak; yüklenici tarafından, binanın boş olarak teslim alınmasından itibaren en geç 16 ay içerisinde sözleşmeye ve ekteki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslim şeklinde, bina kullanılır hale getirilip arsa sahiplerine teslim edileceği; teslimi müteakip en geç 3 ay içerisinde iskan izinlerinin alınacağı; inşaatın yapım süresi boyunca yüklenici firmanın her arsa sahibine kira bedeli olarak aylık 2.000 USD ödeyeceği; bu sürenin binanın boş olarak yükleniciye teslimi ile birlikte başlayacağı ve binanı, arsa sahiplerince kullanılabilir hale getirilip kat maliklerine teslimine kadar devam edeceği; binanın yapımının belirlenen süre içinde tamamlanmaması halinde yüklenici, gecikilen her ay arsa sahibine ayrı ayrı ve kira haricinde, cezai şart olarak aylık 5.000 USD ödeyeceği kabul edilmiştir. Mahkemece 07.05.2018 tarihli bilirkişi ek raporu esas alınarak Ekim 2012 tarihinde inşaatın teslimi gerektiği buna göre 19 aylık gecikme bulunduğu kabul edilerek gecikme cezası ve kira bedeli olarak bulunduğu kabul edilerek gecikme cezası ve kira bedeli olarak toplam 133.000 USD nin davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karış davalı istinaf talebinde bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2019/1069 Esas, 2021/1396 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak her iki dosya arasında irtibat bulunduğundan bahisle dosyaların birleştirilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Mahkemece birleştirme kararı verilmeyip bekletici mesele sayılarak bu dosyanın sonucunun beklenmesine karar verilmiştir. Taraflar arasında resmi olmayan yazılı ön protokol ile daha sonra noterde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin büyük ölçüde yerine getirilip getirilmediği resmi olmayan ön protokolün geçerli kabul edilip edilemeyeceği ile geçerli sayılsa dahi bir kısım ödemeler ile bir kısım inşaata yapılan ekstra lüks imalatlar sonucu alacak miktarının hesaplanabilmesi için her iki dosyanın birleştirilmesi ve birlikte karar bağlanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamamaktayım.