Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2596 E. 2024/3921 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2596
Karar No
2024/3921
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/285 E., 2023/540 K. KARAR : Davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... ...nın istinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/468 E., 2020/249 K. Davacılar vekili Karı- koca olan ve bir dönem yurt dışında yaşamakta olan davacıların Türkiye'ye geldiklerinde avukat olan davalı ...'ın iknası ile dava konusu taşınmazı 08/11/2000 tarihinde 500.000 DM karşılığında satın aldıklarını, aradan 4 yıl geçtiği halde taşınmaz ile ilgili herhangi bir işe girişilmediği, 19/11/2004 tarihinde yine ...'ın iknası ile aralarında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme gereği taşınmazın hiçbir bedel alınmadan diğer davalılar ..., ... ve ...'ya devredildiğini, ancak sözleşmenin gereğinin yerine getirilmediğini, bina yapılmadığını, taşınmazın da muvazaalı bir şekilde diğer davalı ...'a devredildiğini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, bu mümkün olmazsa taşınmazın devir tarihindeki değerinin tespiti ve o tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsiline, sözleşme gereği ceza-i şart ve kira tazminatı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili sözleşmenin başından itibaren 10 yıl geçtiğini ve istemin zamanaşımına uğradığını, sözleşmenin adi yazılı olup geçersiz olduğunu, davacıların taşınmazlarını diğer davalılara bedel karşılığı sattıklarını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, muvazaa olmadığını, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili, sözleşmenin tarafı olmadıklarını, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldıklarını, sözleşmenin geçerli olmadığını, zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince taşınmazın devri işlemlerinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yapılması dolayısıyla sözleşme her ne kadar resmi şekilde yapılmamış ise de geçerli hale geldiği, dava konusu taşınmazın devrinde kötü niyeti ispat edilemeyen davalılar ..., ..., ... ve ...’a açılan davanın reddine, davalı ...’a karşı açılan davanın ise taşınmazı üçüncü kişiye devretmiş olması dolayısıyla edimini ifa etmeyeceği hususunun sabit olduğu dolayısıyla tapu iptal ve tescil talebinin reddine, taşınmaz değeri ve sözleşmede belirlenen ceza-i şartı ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile adi yazılı olarak yapılan "satım ve kat karşılığı antlaşmadır" başlıklı 19/11/2004 tarihli adi yazılı sözleşmenin tapu devri hükmünü de içermesi ve yükleniciye devir yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri alabilecekleri, sözleşmenin ilk maddesindeki tapu devri taraf olmayan sözleşme dışı kişilere bedeli karşılığında yapıldığı, bu konuda yükleniciye verilen bir şey olmadığı, bunun dışında da herhangi bir ayni ya da nakdi teslim söz konusu olmadığı, geçersiz olan sözleşme nedeniyle davacıların geri isteyebilecekleri bir varlığın bulunmadığı, geçersiz bir sözleşmedeki ceza-i şart hükmü de geçersiz olup, ayrıca kira kaybı ya da gecikme tazminatı gibi zarar iddialarının da dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması ile tüm davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1. Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile tazminat talebine ilişkindir. Davacılar ile davalı ... arasında yapılan sözleşmenin 1. maddesinde dava konusu taşınmazın 2/4 hissesinin davalılardan ..., 1/4 hissesinin davalılardan ..., diğer 1/4 hissesinin ise davalılardan ... adına tapuda devir ve tescil edileceği hususunun ve tapuda devir bedelinin 150.000,00 Türk Lirası olduğu hususunun belirlendiği, sözleşme tarihi ile aynı gün olan 19.11.2004 tarihinde tapuda devir yapıldığı, dinlenen tanık beyanları da göz önünde bulundurulduğunda davalılardan Hamza ile diğer davalılar arasında işlemin davalı ... aracılığıyla muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığı, davalılardan taşınmazı satın alan ...’ın cevap dilekçesi ekinde sunduğu sözleşmede son devrin de davalı ... aracılığıyla gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, aynı sözleşmenin 4. maddesinde 2.000,00 Türk Lirası'nın davalı ...'nın hesabına, 540.000,00 Türk Lirası'nın da yine elden davalı ...'a ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ilk satış işleminde olduğu gibi ikinci satış işleminin de muvazaalı olarak davalı ... aracılığıyla gerçekleştirildiği iddiasının davacının dava dilekçesinde açıkça bildirdiği, dinlenen tanıklardan ilk işlemin muvazaalı olup olmadığına ilişkin bilgi ve görgüleri sorulmuşsa da dava dilekçesinde davacılarca iddia edilmiş olmasına rağmen davalı ...’a yapılan satışın muvazaalı olup olmadığı hususunda da beyanlarının alınması, gerekli incelemeler yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin yukarıdaki paragraf dışında kalan temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda(1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, davacılar vekilin temyiz istemlerinin kabulüyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 06.04.2023 tarihli 2021/285 E., 2023/540 K. sayılı kararının BOZULMASINA, 2. no.lu bente açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz sebeplerinin bozma nedenine göre incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 11.11.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2596, K. 2024/3921, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-2596-e-2024-3921-k-7a1a243b0cbb