Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2296 E. 2024/3674 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2296
- Karar No
- 2024/3674
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/162 E., 2023/400 K. HÜKÜM/KARAR: Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/421 E., 2022/786 K. 1- Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı ... şirketi ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca sosyal ve mobil bulut teknolojisi hizmeti vermeyi üstlendiğini, müvekkilinin bu sözleşme uyarınca yüklendiği edimlerin ifası amacıyla, gerekli kurulumların yapılması ve entegrasyonların sağlanması amacıyla davalı ile 28.11.2014 tarihli sözleşme imzaladığını, sözleşmenin 5. maddesine göre ürünün en geç 19.02.2015 tarihinde teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, davalının süresinde işi teslim etmediğini, sözleşme kapsamında davalıya 10.000,00 USD peşin ödeme yapıldığını, davalının işi gereği gibi yapmaması sebebiyle dava dışı ...şirketine 7.740,00 USD ödeme yaptıklarını, sözleşmenin 5. maddesine göre süresinde teslim yapılmaması halinde müşterinin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğini, aynı şekilde 2. maddeye göre performans düşüklüğü ve üründen verim alınamamasının da haklı fesih nedeni olduğunu, 12.02.2015 tarihli ihtarname gönderilerek, üretimin sözleşmeye ve örnek formlara uygun olarak hazırlanması aksi takdirde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı ve 15.000,00 USD ceza-i şartın ödenmesi hususunun davalıya ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen işin tamamlanarak teslim edilmediğini, tekrar ihtarname göndererek sözleşmeyi feshettiklerini ileri sürerek, davalıya ödenen 10.000,00 USD, dava dışı şirkete ödenen ceza-i şartın şimdilik 2.500,00 USD’lik kısmı, ...şirketine ödenen 7.740,00 USD’nin şimdilik 2.500,00 USD’lik kısmı olmak üzere toplam 15.000,00 USD’nin (dava tarihi itibari ile 1 USD karşılığı 2.9228 Türk Lirası) Türk Lirası karşılığı olarak 43.842,00 Türk Lirası'nın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 USD 'lik peşin ödemenin,15.000,00 USD'lik cezai şart ödemesinin 1.780,00 USD dava dışı şirkete ödenen bedel olmak üzere 26.780,00 USD'nin davalıdan tahsilini istemiştir. 2- Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacı tarafın kusuru sebebiyle davalının işin sadece faz 1-1 ve faz 1-2 kısımlarını tamamlayabildiğini, bunun karşılığında da davacı tarafından 10.000,00 USD ödeme yapıldığını, ödeme yapıldıktan sonra, faz 1-2 aşamasında ilişkinin tıkandığını, davalı tarafın edimini yerine getirmesine rağmen davacının ilave talepleri nedeni ile tasarımın tamamlanmasının engellendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 3-İlk derece mahkemesince, davalının süresinden sonra sunduğu, şifre ve kullanıcı adı bilgilerinin davacıya bildirilmesine ilişkin 22.10.2015 tarihli mail tarihinin sözleşmede belirtilen teslim süresinden sonra olduğu, sözleşmenin 8. maddesinde tarafların faz süreleri arasında gün transferini ancak yazılı olarak yapabileceğinin belirtildiği, dosyada bu yönde bir delilin bulunmadığı, sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği, her ne kadar dava dışı ...şirketine platform ücreti sözleşme tarihinden önce ödenmiş ise de davalı ile sözleşme imzalanmasının temel nedeninin platformun kullanılabilmesi olduğu, iş sahibi davacının sözleşmenin hüküm ifade edeceğine duyduğu güvenle yapmış olduğu ödemeyi menfi zarar kapsamında talep edebileceği, ancak işin sözleşmede kararlaştırılan tamamlanma süresi ile fesih tarihi arasındaki süre gözetildiğinde davacının yapmış olduğu ödemenin tamamının tahsili hakkaniyete uygun olmayacağını, sözleşmenin teslim tarihi ile yeni bir sözleşme kurulması ve işin tesliminin sağlanması için geçecek makul süre gözetilerek yapılan hesaplamaya itibar edilerek davacının 1.780,00 USD talep edebileceği ve davacının 2.500,00 USD üzerinden açmış olduğu davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca "yüklenicinin taahhütlerini yerine getirmemesi ve benzeri durumlarda yüklenici 15.000,00 USD bedeli ceza-i şart olarak ödemeyi gayri kabili rücu kabul beyan ve taahhüt eder" hükmünün bulunduğu, sözleşme gereği davalının teslim edimini yerine getirmediği kabul edildiğinden davacının ceza-i şart talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.780,00 USD karşılığı 112.299,11 Türk Lirası'nın 24.10.2015 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 4-İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından, davalının edimlerinin gereklerini yerine getirmediği hususunun sübut bulduğu, davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, davacının ödediği iş bedeli olan 10.000,00 USD'nin iadesine yönelik hükümde bir hata bulunmadığı, bilirkişi heyetinin yöntemince hesapladığı 1.780,80 USD menfi zarardan kaynaklanan tazminata hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı, sözleşmenin 5. maddesinde öngörülen 15.000,00 USD ceza-i şartın seçimlik ceza mahiyetinde olduğu, anılan maddede fesih halinde de istenebileceği hususunun açıkça düzenlendiği, bu nedenle ceza-i şarta hükmedilmesinde de bir hata olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 5-a)Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. b) Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 ncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda dava konusunun paraya ilişkin olduğu, davacı aleyhine reddedilen miktarın 720 USD olduğu, ıslah tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığının ise 4.183.20 Türk Lirası olduğu gözetilerek anılan tarifenin 13/2 maddesi uyarınca davalı lehine 4.183,20 Türk Lirası vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK’nın 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (5-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz istemlerinin REDDİNE, (5-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin 2023/162 Esas, 2023/400 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5. bendindeki ‘9.200,00’ ibaresi çıkartılarak yerine ‘4.183,20’ ibaresinin eklenilmesi suretiyle hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz edenlere iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.