Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1980 E. 2024/3408 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1980
- Karar No
- 2024/3408
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/121 E., 2023/101 K. HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/506 E., 2019/384 K. KARAR Davacı vekili; miras yoluyla müvekkiline intikal eden taşınmazın 1310/4820 hissesinin 02.10.2001 tarihinde vasisi annesi tarafından davalılara tapuda satış işlemi ile devredildiğini, vesayet makamından izin alınmadan yapılan satış işleminin usulsüz olduğundan bahisle iptalini, taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava konusu taşınmazın müşterek maliklerinin 02.10.2001 tarihinde müvekkilleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, mevcut imar durumu sözleşme şartlarına uymadığından hisselerin aynı tarihte 7.000.000 TL bedelle müvekkillerine sattıldığını, davacının hükümlü olması sebebiyle satış işlemlerinin velisi annesi tarafından yapıldığını, satış işleminin üzerinden on yedi yıl geçtiğini, zamanaşımı ve kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunduğunu, velisi tarafından yapılan satış işlemi için vesayet makamından izin alınmasına gerek olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacının karar tarihinde yürürlükte olan Mülga 743 sayılı Medeni Kanunu'nun 262 ve 369. maddeleri uyarınca annesinin velayeti altında bırakıldığı, taşınmazın devir tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 743 sayılı Medeni Kanun'un 405. maddesi uyarınca kısıtlının mallarının satışı için vesayet makamından izin alınması şartının kısıtlının velayet değil, vesayet altına alındığı durumlar için geçerli olduğu, velayet altındaki kişinin velisine veya velisi yararına 3. kişiye borçlanması halinde ise izin zorunluluğunun bulunduğunu, davacının annesine veya annesinin yararına olacak şekilde 3. kişiye borçlandırılması söz konusu olmadığı ve davacının velisinin kat karşılığı inşaat sözleşmesini ve tapu devir senedini kendi adına da asaleten imzaladığı, yapılan işlemin izne tabi olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre dava dışı arsa sahipleri ile davacı ve davalı yüklenici arasında 02.10.2001 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmenin yapıldığı tarihte davacının velayet altında olduğu, aynı gün davacıya ait payın yüklenicilere devredildiği anlaşılmaktadır. Devrin yapıldığı tarih itibariyle karşılıklı yükümlülükler içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerinin de tapu devrinin amacı yönünden değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu husus tartışılarak, kat karşılığı inşaat sözleşmesi izne tabi olacağından ve iznin de alındığı kanıtlanmadığından davanın kabulüne, iznin alındığının kanıtlanması durumunda ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/506 Esas, 2019/384 Karar sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.