Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1602 E. 2024/2596 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1602
Karar No
2024/2596
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/323 E., 2023/178 K. DAVALILAR : 1- S.S....Mobilya ve Ağaç İşleri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi vekili Avukat ... 2- Delta İnşaat Danışmanlık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 29.06.2015 HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/612 E., 2020/813 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - 1- İlk derece mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan fesih nedeni ile uğranılan zararların tazmini davasıda yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3- Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle; tam iki tarafa borç yükleyen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi için ya mahkeme kararının ya da tarafların iradelerinin fesih konusunda birleşmesi gerektiği, davalı iş sahibinin gönderdiği ihtar ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, davalılar arasında yeni bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacının ise fesih nedeni ile uğradığı zararı talep ettiği, bu durumda iradelerin sözleşmenin feshi yönünde birleştiği, her ne kadar davacı sözleşmenin davalıların muvazaası nedeni ile feshedildiğini iddia etse de tanık beyanları dahil muvazaayı ispatlayamadığı, bununla birlikte davalıların yeni imzaladığı sözleşmenin önceki sözleşme ile aynı nitelikte olduğu ve 8. maddesinde davalı yüklenicinin önceki sözleşmenin sorumluluğunu yüklendiği, sözleşmenin imzalanmasından itibaren davalıların süresinde gerekli işlemleri yapmadığı, bu durumda davacının sözleşmeyi haklı nedene dayanarak feshettiği ve davalının bu nedenle zarar talep edemeyeceği, davacı tarafından sözleşme kapsamında ödendiği iddia edilen bedeller yönünden ise sunulan belgelerin bir kısmının tarihinin sözleşmeden önceki tarihi içerdiği, bir kısmında davacının eski unvanının bulunduğu, sevk irsaliyelerinde adres olmadığı, davacının incelenmek üzere ticari defterini sunmadığı, belediyeye ödeme yapıldığına ilişkin dekontun ve reklam masraflarına ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin dosya içerisinde bulunmadığı, hafriyatın kim tarafından ve ne kadar yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1602, K. 2024/2596, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-1602-e-2024-2596-k-29d7beb5946a