Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1522 E. 2024/2661 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1522
- Karar No
- 2024/2661
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/238 E., 2022/567 K. ... DAVA TARİHİ : 16.07.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olarak karayolunda ticari taşıma işi yapmakta iken, davalı kooperatifin müvekkili hakkında usul ve yasaya aykırı olarak ihraç kararı aldığını, daha sonra müvekkili tarafından açılan dava sonucu ihraç kararının iptal edildiğini, davalının ihraç karar tarihinden itibaren müvekkilinin iş almasına izin vermediğini ileri sürerek 01.07.2014 tarihine kadar müvekkilinin uğradığı gelir kaybının davalıdan tazminini talep etmiştir. Davalı vekili; 25.09.2009 tarihli, 5710 yevmiye numaralı istifaname başlıklı yazıda davacının kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyeliklerinden istifa ettiğini, davacının nakliye komisyonculuğu ve yediemin işletmeciliği yaptığını, zarara uğramadığını, Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/477 Esas sayılı dosyasında davalının zimmet suçunu işlediğine ilişkin tespitlerde bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının dosyaya delil olarak sunmuş olduğu ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadığı, mukayeseli kâr ve zarar hesaplamasına imkân vermediği, mevcut duruma göre gerek kooperatif gerekse başka bir taşıma şirketinden elde edilecek verilerin davacının kâr ve zarar durumları ile mukayesesinin mümkün olmadığı, ispat yükü altındaki davacının iddiasının bu hali ile ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2019 tarihli, 2016/5650 Esas, 2019/3737 Karar sayılı ilamı ile davacının zarar istediği dönem içerisinde araç kayıtları getirtilerek, aracının olup olmadığı, davalı kooperatifin üye sayısı kooperatifte aracı olan çalışan ortak sayısı bu ortaklara rutin bir şekilde hangi aralıkta iş verdiği ve bu işlerden elde edilen ortalama kazanç belirlenmeli, bu kazançtan araç için yakıt amortisman vb giderler düşülmeli, davacının boşta kaldığı dönem içerisinde kooperatif dışında çalışma yapmış olabileceği de göz önünde bulundurularak, tüm bu verilere ışığında davacının kazanç kaybının şehirler ve ilçeler arası yolcu taşıma sektöründe faaliyet gösteren uzmanın da katıldığı bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak tespit edilmesi, bilirkişi raporu ile kazanç kaybının gerçek miktarının somut verilerle tam olarak saptanamaması halinde TBK'nın 50. vd. madde hükümleri uyarınca mahkemece somut olayın özellikleri gözönünde bulundurularak, karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davacı ve davalı vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, yoksun kalınan gelir kaybının tahsili istemidir. 2.1- Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2019 tarihli, 2016/5650 Esas, 2019/3737 Karar sayılı bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamında belirtilmesine rağmen davacının boşta kaldığı dönem içerisinde kooperatif dışında çalışma yapmış olabileceği değerlendirilmeden eldeki karar verilmiştir. 2.2- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 408. maddesine göre; İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir. 2.3-İşgörme ediminin engellenmesi halinde ödenecek tazminatın hesabı TBK'nın 408. maddesinde belirtilen şekilde yapılmalıdır. Somut olayda da TBK'nın 408. maddesi kıyasen uygulanarak tazminat hesabı yapılmalıdır. Kooperatif ortağının kendisine iş verilmediği zaman aralığında başka bir işte çalışmadığına veya çalışamayacağını düşünmek hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle mahkemece kooperatif ve taşıma konusunda uzman bilirkişilerden bir heyet oluşturulup dosya bu heyete tevdi edilerek TBK'nın 408. maddesinde belirlenen şartlar ve özellikle "başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı" yararlarda gözönüne alınarak yapılacak hesaplama ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 12.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.