Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1324 E. 2024/3506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1324
Karar No
2024/3506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/376 E., 2022/485 K. BİRLEŞEN 2012/178 ESAS SAYILI DOSYADA HÜKÜM/KARAR: Kabul-Ret İlk Derece Mahkemesince yüklenicinin temliki sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davada, davalı ...'ın payı bakımından davanın reddine, diğer davalılar bakımından davanın kabulü ile hakkında kabul hükmü kurulan davalılara ait payların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) Yüksek 14. Hukuk Dairesi'nin 26.05.2016 tarihli, 2016/2638 Esas, 2016/6321 Karar sayılı ilamı ile, davalı ... vasisine vesayet makamından davanın kabulüne yönelik izin ve yetki almak üzere dava açması için süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekli izin alındığı takdirde temlike konu olup, davacı adına tescil edilecek payların hesaplanması için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği belirtilerek, yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma sonrası birleşen dosyada davacı ... vekilince; davalı temlik alandan haksız işgal nedeniyle ecrimisil talep edilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra mahkemece, taşınmazdaki davalı ... payının dava tarihi itibariyle tespit edilen değerinin davacıya depo ettirilmiş olması nedeniyle asıl davanın kabulüne, birleşen davada davacı ile davalı arasında kira sözleşmesi bulunduğu tespit edildiğinden birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl dosyada davacı vekili ile asıl dosyada davalı-birleşen dosyada davacı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl dosyada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Dosya kapsamından; birleşen dava konusu ecrimisil bedelinin 2.140,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu bedelin, yerel mahkeme karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında kalması dikkate alındığında, temyiz isteminin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. 3-Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenici ile diğer davalı arsa sahiplerinin ortak mülkiyetine bırakılan bağımsız bölümün, davalılardan Miktat'ın vesayet altında olması nedeniyle, satış suretiyle iktisabı sağlanamadığından hükmen davacı adına tescili istemine ilişkindir. Dava konusu bağımsız bölümün, davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yüklenici Altun İnş. ile davalılar Ali ve Miktat'ın ortak mülkiyetine bırakıldığı, diğer davalıların murisi Fethi Karadeniz'in bu taşınmazda hissedar olmadığı ve tapuda kat irtifakı tesis edilirken payların hatalı tescil edildiği taraflar arasında tartışmasızdır. Sözleşme sonrasında yüklenicinin toplam %57 olan hissesinin ve davalı ...'nin toplam %14 olan hissesinin tamamını satış suretiyle davacıya devrettikleri ancak davalı ...'ın vesayet altında olması nedeniyle bakiye %29'luk hissenin davacıya satışının gerçekleştirilememesine dayalı olarak işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar tapu kaydındaki payların sözleşmedeki paylaşıma uygun olmadığı tarafların kabulünde ise de; uyuşmazlığın çözümünde resmi kayıtlar esas alınacak olup, mahkemece resmi tapu kayıtlarında davalı ... adına tescilli 76/125 hissenin karara en yakın tarih itibariyle değerinin tespiti ile mahkeme veznesine depo edilmesi için davacıya süre verilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 4. maddesi uyarınca; davalı delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğinin ifasından önce, ilk oturumda davayı kabul ettiğine göre, hakkında nispi tarifeye uyarınca hesaplanacak vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dosyada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kesinlikten reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan asıl dosyada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl dosyada davalı ... lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 17.10.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1324, K. 2024/3506, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-1324-e-2024-3506-k-aab856e848fd