Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1166 E. 2024/1927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1166
- Karar No
- 2024/1927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1142 E., 2023/149 K. DAVA TARİHİ : 03.07.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/848 E., 2022/337 K. Taraflar arasında açılan tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, terditli tazminat talebinin kabulüne, 395.000,00 TL'nin davalının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının üyesi olduğu davalı kooperatifin 46237 ada 1 parselde bulunan D Blok 22 no.lu bağımsız bölümü davacıya tahsis edileceğini kararlaştırdığını, bu arsa üzerinde dört bloktan oluşan binaları bitirdiğini, peşin bedelli ortak olan davacının tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu durumun Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.11.2018 tarih ve 2017/750 E., 2018/761 K. sayılı kararı ile belirlendiğini, davalı kooperatifin bir kısım ortaklara konutlarını teslim ettiğini ve tapularının verildiğini, davacıya tahsis edilen konutun henüz teslim ve devir edilmediğini, davalı kooperatifin 19.06.2012 tarihli mahkeme kararı ile iflasına karar verildiğini, iflas idaresince tapuların müflis kooperatif adına kayıtlı olmasından dolayı iflas masasındaki borçlar nedeniyle iflas şerhi konularak satış işlemlerine başlandığını, iflasın açılmasından önce bu konutun davacıya tahsis edildiğini, iflas açılmadan önce ortaklara tahsis edilmiş olan hakların masaya girmeyeceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere Etimesgut Tapu Müdürlüğü 46287 ada 1 parselde bulunan D Blok 22 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, bu mümkün görülmez ise konut bedelinin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kooperatif üyesi olan davacının iflas-tasfiye süreci devam ederken üyeliği nedeniyle kooperatife ödemiş olduğu bedeli istemesinin mümkün olmadığını, ayrıca dava konusu olan taşınmaz ve müflis adına kayıtlı olan diğer taşınmazlar masa mal varlığını teşkil etmekte olup müflisin alacaklılarının alacaklarına kavuşması için iflas şerhli olarak masa mal varlığında bulunduklarını, davacının müflis kooperatifin ortağı yani aktif olan bir üyesi olduğu için müflisten alacaklı olanlara karşı da yasal olarak sorumluluğunun devam ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eksik ödemesi bulunmayan ve peşin ortak olan davacının dava tarihi itibariyle 39.298,09 TL fazla ödemesi bulunduğunun belirlendiği, ancak davalı kooperatifin ortaklarına tapularının devredildiği yönünde bir uygulamanın bulunmadığı nazara alınarak tapu iptal tescil talebinin reddinin gerekeceği, konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin kabulü ile ek raporu hükme esas alınarak bozma ilamına uyularak yapılan değerlendirmede dava konusu taşınmazın değerine etki eden diğer tüm faktörler dikkate alındığında dava tarihi (03/07/2019) itibariyle serbest piyasadaki rayiç değerinin 395.000,00 TL olabileceği gerekçeleriyle davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, terditli tazminat talebinin kabulüne, 395.000,00 TL'nin davalının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kooperatifin 152 paylı kooperatif olduğunu, 2009 yılından beri bu yana ortakların tahsis edilen konutlarında oturmaya devam ettiğini, 2012 yılında ferdileşme işlemlerinin yapıldığını ve tapuların verildiğini, ancak davacının kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde yöneticilerce tahsis ve teslim edilen konutunun tapusunun verilmediğini, iflastan önceki tahsisin iflasla geçersiz hale gelmeyeceğini, davanın açıldığı tarihteki kıymete göre karar verilmesinin adaletsizlik yarattığını, konutun şu anda 1.500.000,00 TL değerinde olduğunu, öncelikli taleplerinin tapu iptali tescil talebi olduğunu belirterek, hükmü istinaf etmiştir. Davalı kooperatif iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tapusu müflis kooperatife ait olan ve iflas masa mal varlığı içerisinde bulunan dava konusu taşınmazda 2006 yılından beri ikamet ettiğini ve bu ikameti karşılığında herhangi bir bedel vs. ödemediğini, mahkemece davacının borçları hesaplanırken bu haksız ve karşılıksız kullanım bedellerinin dikkate alınmadığını, davacının kayıt kabul istemi olmadığı halde sıra cetveline kayıt ve kabul kararı verdiğini, mahkemece hükmedilen konut bedeli tazminatı iflastan önce doğmuş bir alacak olmadığından bu alacağın iflas masasına kaydının söz konusu olmadığını, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınacağını, şu an konut verilememesinin sebebinin iflas hali olduğunu belirterek, hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak para alacağına çevrilen alacağının kaydı isteminde bulunabileceği, buna göre davacı tarafça asıl istemi olan tapu iptali ve tescil isteminden feragat edilmediği, tapu iptali ve tescil isteminin de iflas idaresince tapu devrinin yapılmaması nedeniyle İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına çevrildiği, bu para alacağının terditli tazminat istemiyle ilgisi bulunmadığı değerlendirilerek, davacı tarafın terditli tazminat isteminden feragatinin sonuca etkisi olmayacağı, bu durumda mahkemece davacının ısrarla tapu iptali ve tescil istemini tekrarlamış olduğu ve iflas idaresince taahhüdün aynen ifasının reddedildiği gözetilerek aslında tapu iptali ve tescil isteminin para alacağına çevrileceği ve bu nedenle tapu iptali ve tescil istemi yönünden para alacağına hükmedilmesi gerektiği, mahkemece dava konusu taşınmazın iflas tarihi itibariyle değerinin belirlenmemiş olduğunun anlaşıldığı, dairemizce bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak dava konusu taşınmazın iflas tarihi itibariyle rayiç değerinin 176.000,00 TL. olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve İİK'nın 198. maddesi uyarınca davacının mevzuu para olmayan alacağı ona muadil bir kıymette para alacağına çevrileceğinden ve bu kıymetin taşınmazın iflas tarihi itibariyle belirlenecek kıymeti olacağı tabii olduğundan, tapu iptali tescil istemi ile açılan davada taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden harcın tamamlanmış olmasının bu miktarın tahsili istemine yönelik olmadığı da göz önünde bulundurularak davanın tam kabulü ile 176.000,00 TL.'nin davalı müflis S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi İflas Masasına davacı alacağı olarak kaydına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bağımsız bölüm bedeli talebimizden feragat edildiği halde mahkemece bu hususta karar verilmesinin hatalı olduğu, kooperatifin 152 paylı kooperatif olduğunu, 2009 yılında tüm ortakların yerlerinin belirlendiğini, o tarihten bu yana herkesin tahsis edilen konutlarında oturmaya devam ettiğini, 2012 yılında ferdileşme işlemlerinin yapıldığını ve tapuların verildiğini ancak davacının kooperatife karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde yöneticilerce tahsis ve teslim edilen konutunun tapusunun verilmediğini, iflastan önceki tahsisin iflasla geçersiz hale gelmeyeceğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı İflas İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini, kooperatif iflas ettiğinden tapu iptal tescil talebinde bulunma hakkı olmayan üyenin alacağı iflas idaresinden istemesinin de mümkün olmadığını, davacı yanın iflas kararından önce doğmuş bir alacağının bulunmadığını, davacının tapusu müflis kooperatife ait olan ve iflas masa mal varlığı içerisinde bulunan dava konusu taşınmazda 2006 yılından beri ikamet ettiğini ve karşılığında bedel ödemediğini, mahkemece davacının borçları hesaplanırken kullanım bedellerinin dikkate alınmadığını belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescili ile tazminat talebine ilişkin terditli açılan davadır. 2. İlgili Hukuk 1.1163 sayılı Kanun'un 98. maddesi atfıyla TKK 329. maddesi ve TTK 405-2. maddesi, İİK 196. maddesi. 2.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06.05.2024 tarih 2023/3386 E., 2024/1289 K. sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 02.05.2023 tarih 2022/687 E., 2023/1559 K., 04.10.2023 tarih 2022/2819 E., 2023/3124 K. sayılı ilamı. 3. Değerlendirme 1. Karara karşı taraf vekillerince süresinde duruşmalı temyiz yoluna başvurulmuş ise de; mahiyet itibariyle istemin reddiyle, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verilmiştir. 2. Davalı kooperatif aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıldığı ancak kooperatif iflas ettiğinden tapu iptal ve tescil hakkı bulunmaması nedeniyle iflas tarihi itibariyle tapu iptali ve tescile konu taşınmazın rayiç değerine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ancak, iflas eden kooperatifin iflas masasına karşı tapu iptal ve tescil talebinde bulunulamayacağına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü yerinde olmakla birlikte tazminat yönünden, 1163 sayılı Kanun’un 98 nci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanacağından, TTK'nın 329'ncu maddesinde; belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur." hükmü göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olamayacağından ve ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturacağından, sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar, kural olarak müflis şirketin iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK'nın 196'ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Bu hükümler göz önünde bulundurulduğunda Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (06.05.2024 tarih 2023/3386 E., 2024/1289 K., 02.05.2023 tarih 2022/687 E., 2023/1559 K., 04.10.2023 tarih 2022/2819 E., 2023/3124 K.) müflis kooperatifler yönünden de 1163 Sayılı 98. maddesi atfıyla uygulanacak yukarıda yer verilen TTK'nın 329 ve 480/3. maddesi gereğince kooperatif ortağının kooperatif üyesi olarak ödediği aidatların karşılığını oluşturan bir başka deyişle üyenin ortaklığa koyduğu sermaye payı niteliğinde olan aidatların karşılığı taşınmaz mülkiyeti veya yerine geçecek tazminatın istenmesi ortaklığa konulan sermaye borcunun iadesinin istenmesi mahiyetinde olup bunun tazminat olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmediğinden, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, 4.Dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.