Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/999 E. 2023/2502 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/999
- Karar No
- 2023/2502
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/217 E., 2021/436 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın ifrazıyla oluşan 179 ada 4 parsel sayılı arsa üzerine davalı yüklenici şirket tarafından dökülen hafriyatın kaldırılmadığını, gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL hafriyat kaldırma ve nakliye bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar yüklenici şirket ve yetkilisi vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin yüklenicisinin davalı şirket olduğunu, davalı ...'un şirket temsilcisi olarak sözleşmeyi imzaladığını, taraf sıfatının bulunmadığını, hafriyatın başka inşaatlardan dökülmüş olabileceğini öne sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2013/186 Esas, 2014/4 Karar ve 09.01.2014 tarihli kararıyla; davacıların tacir olmayıp herhangi bir şirket tüzel kişiliklerinin de bulunmadığı ve aralarındaki ilişkinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanan men'i müdahale talebi olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2014/1686 Esas, 2014/5861 Karar ve 23.09.2014 tarihli kararı ile özetle; kararın hüküm fıkrasında bulunan "Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine" ibaresinin çıkartılarak, yerine "Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine" ibarelerinin yazılarak kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2014/853 Esas, 2016/404 Karar ve 17.03.2016 tarihli kararıyla özetle; ek bilirkişi raporunda yapılan serbest piyasa araştırması sonucu elde edilen değerlere göre hafriyatın döküm sahasına nakledilmesi için gereken masraf toplamının 53.190 TL olarak tespit edildiği, davalı tanığının beyanına göre 10 bloktan oluşan sitenin ilk üç bloku tamamlandıktan sonra hafriyatın olduğu alana farklı yolların açılmış olması, taşınmaz yanında yer alan okulun hafriyatının da buraya dökülmüş olabileceğinin belirtilmesi, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığının taşınmazın bulunduğu yerdeki erişim sağlayan yolların ne zaman açıldığına dair belge bulunmadığını bildirmesi karşısında Türk Borçlar Kanunu 51. maddeye göre %25 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle her davacıya 5.425,00 TL olmak üzere toplam 21.698,00 TL'nin davalı şirketten tahsiline, hafriyat dökülmesi eyleminin şirket araçlarınca gerçekleştirilmiş olması, bu eylemin yapılmasında şirket yetkilisi davalı ...'un sorumlu olduğunun ispatlanamaması nedeniyle ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. VI. İKİNCİ BOZMA KARARI A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2016/7391 Esas, 2019/49041 Karar ve 26.11.2019 tarihli kararı ile özetle; davacıların meni müdahale talebinde bulunmadığı, hafriyatın davacılar tarafından kaldırılmasını takiben bedelini hisseleri oranında her zaman talep edebileceği nazara alındığında henüz kaldırılmamış bulunan ve ne zaman kaldırılacağı belli olmayan hafriyat kaldırma bedelinin tahsili talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır. VII. İLK DERECE MAHKEMESİ’NİN SON KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2021/217 Esas, 2021/436 Karar ve 19.10.2021 tarihli kararı ile özetle; bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. VIII. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı arsa sahipleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; komşu parsele döktüğü inşaat hafriyatını kaldırmayarak haksız eylemde bulunan ve çekilen ihtarnameye rağmen haksız fiilini sürdüren davalı tarafın tutumunun hukuksal koruma görmesinin hukuka, dürüstlük ilkesine, komşuluk hukukuna, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye ve adalet düşüncesine aykırı olduğunu, hükmün sonuç kısmının hem 4. maddesiyle hem de 5. maddesiyle davalılar yararına iki kez vekâlet ücreti ödenmesine karar verildiğini, 12.358 TL tutarında vekâlet ücretinin fazla olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası sırasında dökülen hafriyatın kaldırılması bedeline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 Sayılı TBK’nın 470 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2 nci maddesi, 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.a. Komşu parsele döktüğü inşaat hafriyatını kaldırmayarak haksız eylemde bulunan ve çekilen ihtarnameye rağmen haksız fiilini sürdüren davalı tarafın tutumunun hukuksal koruma görmesinin hukuka, dürüstlük ilkesine, komşuluk hukukuna, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye ve adalet düşüncesine uygun olmadığı gerekçesiyle kararı davacı vekili temyiz etmiş ise de; mahkemece, bozma ilamına uyularak bozma kararında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olup, davacının temyizde ileri sürdüğü bu sebepler bozma kararı dışında kalarak kesinleşmiş ve davalı şirket yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğundan davacının bu temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2.b. Davacılar vekili aleyhlerine hükmedilen 12.358,30 TL vekalet ücretinin fazla olduğu gerekçesiyle de kararı davacı vekili temyiz etmiş ise de; reddedilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplama yapıldığında hükmedilen vekalet ücretinin fazla olmadığı anlaşılmış olup, bu temyiz itirazlarının da reddi gerekmiştir. 2.c. Davacılar vekili tarafından iki kez davalılar yararına vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle de karar temyiz edilmiş ise de; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2 inci maddesi uyarınca; birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi aynı olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilir. Somut olayda da, davalı şirket ile davalı şirket yetkilisi bakımından davanın reddi gerekçeleri farklı olduğundan davalı şirket yetkilisi ... lehine hüküm fıkrasının 4. bendinde ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmuş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.d. Mahkemece hüküm fıkrasının “4” bendinde davalı şirket yetkilisi hakkında vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hüküm fıkrasının “5” inci bendinde ise reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan avukatlık ücretinin ise sadece davalı şirket lehine hükmedilmesi gerekirken sehven, bu bentte davalı şirket yetkilisinin ismine de yer verilmiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/7. uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. IX. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda “Değerlendirme” bölümünün “2.a, 2.b, 2.c.” bentlerinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, “2.d” bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının “5. bendinde” yer alan “Davalılardan ... ve” kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine “Davalı” kelimesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Kararın tebliğinde itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.