İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/133 E. 2024/579 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/133
- Karar No
- 2024/579
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/133 Esas KARAR NO:2024/579 DAVA:Menfi Tespit DAVA TARİHİ:13/02/2012 KARAR TARİHİ:08/10/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 19.02,2007 tarihinde 127.000 USD değerinde ... marka ...'ün kiralanması konusunda davalı ile anlaşmış olduğunu,....Noteriiği'nin 19.02.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi neticesinde bir Finansa] Kiralama akdinin imzalanmış olduğunu,Akit çerçevesinde 179.206 TL ana para ve 67.535 TL faiz (KDV dahil) ile birlikte toplam 246.741 TL olarak geri ödenmesi konusunda anlaşılmış olduğuna,Bu akit çerçevesinde müvekkili şirketin 40.400 TL peşinat geri kalan ödemelerin aylık 3.492 TL ve her yıl ödenecek 25.250 TL ara ödemelerle 36 ay içinde bitirilmesinin kararlaştırılmış olduğunu,Bu sözleşmeden kaynaklanan borç için müvekkili şirket yetkilisi ...'nın şahsı kefilliğinin alınmış olduğunu,...'ya ait ... İli ... İlçesi,... köyünde kain, ... pafta,101 ada,624 parsel de bulunan taşınmaz üzerinde 050.000 TL ipotek tesis edilmiş olduğunu,yıIlık %250 faiz şartı ipotek senedine eklenmiş olduğunu,Müvekkilinin finansal kiralama ile satın almış olduğu malın değerinin 179.000 TL olduğunu ve bu bedelin 40.400 TL'si peşin alındığında geri kalan 138.600 TL için bankanın 850.000 TL'lik ipoteğinde fahiş olduğunun açık olduğunu, Müvekkilinin davalı tarafındar. Kandırıldığını şirketine başkaca ış makineleri verileceğinin söylenerek ipotek miktarının arttırılmış olduğunu,Davalı şirket tarafından müvekkili şirket yetkilisine noter haricinde sözleşme imzalatıldığını,İmzalatılırken sözleşme aralarına yukarıda belirtilen taksit tutarlarını belirten A4 kağıdına tanzim edilmiş bonoların sıkıştırıldığını sözleşmenin bir parçasıymış gibi imzalatılmış olduğunu,Davalı şirketin belirtilen sözleşmeden 2 ay tek taraflı olarak yeni bir ödeme planı (....Noterliği 06.04.2007 tarih 152636 yevmiye nolu ödeme planı}göndererek ve hiçbir gerekçe göstermeden aylık ödemeleri 3.942 TL'den 4.084,67 TL'ye yükseltmiş olduğunu,toplam ödemenin 246.741 TL'den 251.449,11 TL'ye yükseltilmiş olduğunu, Müvekkilinin 40.400 TL peşinatı yatırmış olduğunu, sözleşmede belirlilen iş makinesini satın almış olduğunu,Müvekkili şirketin iyi niyetli olarak davalı şirketçe ....Noterliği 06.04.2007 tarih ... yevmiye nosu ile göndermiş olduğu ödeme planını esas almış olduğunu,ödemelerini bu plana göre yapmış olduğunu, Müvekkile şirketin 2007 yılı Ağustos ayı da dahil olmak üzere ödemelerini düzenli olarak yapmış olduğunu,Bu tarihten sonra müvekkili şirketin ödeme güçlüğü çektiğini,12,09.2007 de 4.084,67 TL ve 12.10.2007 tarihlerinde ödemesi gereken 4.084,67 TlL'lik taksitlerini ödeyememiş olduğunu,Davalı şirkete bu dönemde 8.116,34 TL borcu olan müvekkilinin davalı şirket tarafından ... .Noterliği'nin 07.11.2007 tarih ve ... yevmiye sayılı işlemi ile bir ihtarname gönderildiğini 14.531,35 TL kira borcu ve 6.991,10 TL temerrüt faizi olmakla beraber toplam 21.522,45 TL ödenmemiş borcu olduğunu,60 gün içinde borç ödenmediği takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnamede vadesi gelmemiş kiralarında 182.456,48 TL olduğunun da ayrıca hatırlatılmış olduğunu,Müvekkile şirketin davalı şirket yetkilileri ile görüşmüş olduğunu, kendisine bir hata olduğunu, bu hatanın düzeltileceğinin teminatının sözlü olarak verilmiş olduğunu,Müvekkilinin eline toplu para geçtiğini ödeme yapmak istediğinde görüştüğü kişinin hatanın düzeltilmesinden sonra ödeme yapmasının gerektiğini,şu an ödeme yapar ise faize sayılacağını ödeme yapma konusunda müvekkilini telkin ettiğini,müvekkilinin ödeme yapmak için hatanın düzeltilmesini beklemiş olduğunu,Davalı şirketin 18.02.2008 tarihinde ....Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esas sayılı dosyası ile yukarıda hatalı olarak gönderilen ....Noterliği'nin 07.11.2007 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi esas gösterilerek taraflar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmesi konusunda dava açılmış olduğunu,müvekkili şirketin savunması alınmadan 15.04.2008 tarihinde sözleşmenin feshine karar verilmiş olduğunu,kararın kesinleşmesinin beklenmeden müvekkilinin zilyetliğinde bulunan finansal kiralama konusu iş makinesine el konulmuş olduğunu düşen müvekkile şirketin iyi niyetli olarak 17.04.2008 tarihinde 4.200 TL Ödeme yapmış olduğunu,15.05.2008 vadeli ... Bankası A.Ş.'nin ... seri nolu 30,000 TL'lik çek vermiş olduğunu,Bu tarih itibari ile davacı müvekkili şirketin davalı şirkete 95.023,35 TL ödeme yapmış olduğunu,Müvekkili şirketin davalı şirkete olan toplam borcunun (temerrüt faizleri hariç) 246.741TL olduğu düşünüldüğünde, kalan borcunun 151.718 TL olduğunu,Davalı şirketin 20.06.2008 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinden almış olduğu taşınmazın üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi için ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile İpoteğin Paraya çevrilmesine ilişkin takip başlatılmış olduğunu,Davacının müvekkili şirketin 151.718 TT, toplam borcu olmasına rağmen başlatılan takipte 295.000 TL ana para ve yıllık %250 faiz istemiş olduğunu,Müvekkilinin davalı şirkete bu tarihte olan asıl borcu 151.718 TL {ana para ve faiz)ve temerrüt faizinden ibaret olduğunu,Müvekkilinden şirketten talep edilen yıllık %250 faiz oranının fahiş olduğunu,Sözleşme serbestisi Borçlar Hukukunun ana prensibini oluşturduğunu,B.K.'nır. 19,20 ve 21. Maddeleri buna sınırlamalar getirmiş olduğunu,Finansal kiralama sözleşmesinin genel işlem koşullan bölümünün 20.maddesinde "temerrüt faiz oranı kira bedellerinin Türk Lirası cinsinden olması halinde asgari yıllık %250 olduğunu ",denmek suretiyle sözleşme tarafı davacı müvekkili ile davalı arasında ki edimler arasında aşırı bir dengesizlik olması ve durumun müvekkilinin müzayaka altında olmasından yararlanılarak yapılmış olması R.K,'nın 19/20/21 maddelerine aykırılık taşıdığını temerrüt faizinin düşürülüp avans faizi üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğini,Davalıdan finansal kira sözleşmesi ile kiralanan 127.000 USD değerindeki ... marka ...'ün müvekkilinden alınarak davalı tarafından 80.000 USD'ye satılmış olduğunu,Satış bedelinin davalıya olan borçlarından düşülmesinin gerektiğini,Davaca müvekkillerinden ...'nın finansal kiralama borcuna vermiş olduğu ipotek haricinde müteselsil kefillik gibi bir iradesinin olmadığını, ....Noter1 iği'nin 19.02 .2007 tarih ve ... yevmiye numaralı finansal kiralama akdinde bulunan imzalarının üzerinde müteselsil kefil ibaresinin geçmediğini,Davalı şirketin müvekkilinin bilgisizliğinden yararlanarak imzalattırmış olduğunu, Müvekkilinin notere hiç gitmediğini, ...'nın herhangi bir müteselsil kefilliğinin de bulunmamakta olduğunu,Davalarının kabulünü, müvekkilinin davalıya 10.000 borçlu olmadığının tespitini. Müvekkile ...'nın müteselsil kefil olmadığının tespitini, Davalı tarafından alacağı olmadığı halde yaptığı İstanbul l0. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin durdurulması için İhtiyati Tedbir Kararı verilmesini, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini,Yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa ytikletiİmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar aleyhine müvekkili şirkete olan borç sebebi ile takip başlatılmış olduğunu, îş bu borcun 10.02.2007 tarihli 127.000 USD değerinde ... marka ...'ün ....Noterliği'nin 19.02.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı Finansal Kiralama Söyleşmesiyle davalıya kiralanmasından kaynaklanmakta olduğunu, Davacıların sözleşmeden kaynaklanan kira borçlarını zamanında ödememiş olduğunu, Dava dilekçesinde şirket yetkilisine noter haricinde A4 kağıdına tanzim edilmiş bonoların imzalatılmış olduğunun beyan edildiğini, TTK da düzenlendiği üzere bononun şekil şartları arasında kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi , vade ,ödeme yeri , kime yada kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadı; senedin düzenlendiği gün ve yeri senedi düzenleyenin imzasının bulunmasının yeterli olduğunu, noterde resmi şekilde tanzim edilme gerekliliğinin bulunmadığırıı, Borçluların senetlerin müvekkili tarafından aldatılarak alındığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, Davacı'nın akli melekeleri yerinde, görme yetisine haiz, ticaretle uğraşan ve ticari hayatın bir gereği bonoyu sözleşmeden ayıracak yetiye sahip bir şahıs olduğunu,Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi konusu makinelerin tesliminden sonra ödüme planının değiştirilmiş olduğunu,yeni ödeme planının 24 . Noterliğinin 06/04/2007 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borçlu ve kefillere tebliğ edilmiş olduğunu, Davacının bu yeni ödeme planını kabul ettiğini ödemelerini tebliğden sonra yeni ödeme planına göre yapmış oluuğunu,Davacının kira ödemelerini ödemede temerrüde düşünce Finansal Kiralama Kanununun 23.maddesi gereğince kiracı ve kefillere .... Noterliği'nin 07.11.2007 gün ve ... yevmiye numaralı ödeme ve fesih ihtarnamesi gönderilmiş olduğunu, intara rağmen ödemenin yapılmadığını finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmiş o 1duğunu,Müvekkili şirket nezdinde doğmuş güncel borcu'nun 775.811,92 TL olduğunu,İpotek takip tarihi itibariyle davacıların müvekkiline borcunun 335.403,00 TL olduğunu,Faiz oranının taraflar arasında kabul edildiğini,itirazının kabil bir husus olmadığın ticra takip tarihleri itibariyle ana paraya uygulanan temerrüt faizinin %250 olmadığını %100 olduğunu,Davacı tarafın temerrüt faizine ilişkin itirazlarının taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu,kabul edilemez olduğunu,Davacıdan sözleşmenin feshinden sonra geri alınan iş makinesinin satışından elde edilen meblağın borçlunun borcundan düşülmüş olduğunu,Kayıtlarda görülecek olduğunu,Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin noter huzurunda düzenleme şeklinde imzalanmış olduğunu,sözleşme konusu borca müşterek ve mütesellilen kefil olmuş olduğunu,Düzenleme şeklinde imzalanan sözleşme nedeniyle kefil iradesinin olmadığı iddiasının kabul edilemez olduğunu,Öncelikle davanın usulden reddini, davanın esastan reddini,davacı aleyhine %40'dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Mahkememizin 20.12.2016 tarihli, ... sayılı ilamı ile ; İddia , savunma , alınan bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; davalı/alacaklı .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında 295.000 TL asıl alacağın , takipten itibaren % 250 temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş , davacı / borçlu 15/02/2012 Tarihinde açtığı menfi tespit davası ile dava tarihinden sonra 24/12/2012 tarihli dilekçesinde açıkladığı talep sonucuna göre , davalıya 275.188 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiş olup , alınan kök ve ek rapora göre , davacı şirketin takip tarihi itibarıyla 282.782,10 TL borçlu olduğunun , davacı kefil ...'nın da kefalet limiti olan 246,741 TL borçlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup, bu durumda davacı şirketin iddia edilenin aksine 275.188,40 TL den daha fazla 282.782,10 TL. borçlu olduğu , finansal kiralama konusu malın satım tarihi olan 31/10/2010 tarihi itibariyle ise 615.860,79 TL borçlu olduğu, dolayısıyla davacı şirket yönünden davanın reddi gerektiği , davacı kefil ... yönünden ise .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında 275.188,40TL bakımından borçlu olmadığı talep edilmişse de , yukarıda açıklandığı üzere asıl borcun kefalet limiti olan 246.741 TL lik kısmından sorumlu olması nedeniyle bakiye 28.447,40 TL bakımından borçlu olmadığı'' gerekçesi ile kefil olan davacı ... bakımından açılan menfi tespit davasının kısmen kabulüne, davacı şirket yönünden reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli,2020/644 Esas ve 2021/193 Karar sayılı ilamı ile; ''Dava konusu somut olayda uyuşmazlık konusu Lesaing Sözleşmesi 19.02.2007 tarihinde imzalanmıştır. Davacı ... sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzalamıştır. Kefalet sözleşmesi 818 Sayılı BK yürürlükte iken kurulduğundan 6098 Sayılı TBK'nın 5S3. maddesindeki düzenlemeden dolayı geçersiz kabul edilemez. 6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 7. maddesinde 6098 Sayılı TBK'nın derdest davalara uygulanması ile ilgili düzenleme yapılmışsa da bu hüküm 818 Sayılı BK'ya uygun olarak kurulan kefaletin kamu düzenine aykırı olduğu sonucunu doğurmayacağından somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin müteselsil kefil olarak imzalandığı, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı B.K'nın 484. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği için sözleşmenin yazılı olması ve kefil olunan miktarın belirli veya belirlenebilir olması yeterli olduğu, kredi sözleşmesinde miktar belirtildiğinden ve miktarın yazılı olduğu sözleşmenin son sayfası müteselsil kefiller tarafından da imzalandığından, kefalet sözleşmesinde miktar belirlenebilir durumda ve kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, kredi ve kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818. Sayılı Borçlar Kanununun kefalete ilişkin maddelerinin uygulanması gerek ve Mahkemece de bu konuda aksine karar verilmediğinden davacının bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sözleşme serbestisi, tarafların tacir olması, revize edilen ödeme planlarının bilirkişi tarafından denetlendiği kadarıyla davacılar açısından tek taraflı olarak aşın ifa güçlüğüne neden olacak ve davalı açısından da aşın yararlanma oluşturacak bir revizyon bulunmadığı, davacının tacir olup bononun ne olduğunu bilebilecek yeterlilikte olması karşısında faize ilişkin uygulamanın yerinde olduğu, çekin iptali nedeniyle davalıya bir ödemenin bulunmadığı, makine bedeline ilişkin ayn bir araştırma yapılmasının gerekmediği anlaşılmıştır. Bu noktada şu da açıklığa kavuşturulmalıdır ki, mevcut davada dava dilekçesindeki davacı talepleri dikkate alındığında davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak mı açıldığı kısmi dava olarak açıldığı belli olmadığından, dava dilekçesinden de talep sonucunun tam olarak anlaşılamadığı görülmektedir. Mahkemece bu noktada kurulan ara kararın yerinde olduğu, davacı tarafça bu ara kararın harç tamamlatılarak yerine getirildiği, ara karar yerine getirildikten sonra davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi gerektiğine ilişkin istemin dinlenemeyeceği anlaşılmakla, bu durumda; dosyadaki mevcut delil durumu, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; kurulan hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.l md'si gereğince esastan reddine" karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.12.2022 tarihli 2021/3226 Esas ve 2022/8585 Karar sayılı ilamı ile, ...'' Her ne kadar yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporunda, ... Şubesi’ne ait ... çek numaralı, 15.09.2008 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çekte, davalının cirosunun karalandığı (iptal edildiği), davalı kayıtlarında çekin ödemesi kaydının bulunmadığı hususları değerlendirildiğinde çekin bedelinin davalıca tahsil edildiği hususunda tespit yapılamadığı, bu nedenle borçtan düşülmediği bildirilmiş ise de, iş bu çekin dosya içinde bulunan fotokopisinin incelenmesinde, karalamalar bulunsa da davacı şirket tarafından davalı ... şirketine ciro edildiği, davalı ... şirketinin cirosundan sonra ... A.Ş. ... Şubesi’nin kaşesinin bulunduğu anlaşılmış olup banka tarafından gönderilen 06.02.2014 tarihli yazı cevabında, çek aslının banka şubesine ibraz edildiği, iptal işlemi yapıldığı bildirildiğinden ve iş bu çekte davacı şirketten sonra davalı ... şirketinin cirosu bulunduğundan bu çek bedeli kadar bir ödeme almadığını ispat yükü davalı ... şirketi üzerindedir. Bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan, eldeki dava menfi tespit davası olduğundan tarafların alacaklılık ve borçluluk durumlarının dava tarihi itibariyle tespit edilmesi ve buna göre bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Ancak İlk Derece Mahkemesi’nce alacak-borç durumu takip tarihi itibariyle değerlendirilmiş olduğundan hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir. 3- Kabule göre ise, İlk Derece Mahkemesi’nce davacıların müteselsilen sorumlu oldukları alacaktan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri davada, reddedilen miktarlar yönünden her iki davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.'' gerekçesi ile davacıların temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiş, bozma sonrası mahkememize gelen dosya yukarıdaki esası alarak yargılamaya devam edilmiştir. Dava, Finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle davacıların, davalı tarafından talep edilen miktar kadar borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.12.2022 tarihli 2021/3226 Esas ve 2022/8585 Karar sayılı ilamı kapsamında bilirkişilerden 25.09.2023 tarihli ek rapor alınmıştır, bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; '' (A) Davalının kayıtlarında çek ödemesine ilişkin kayıt olmaması durumuna göre çekin ödenmediğinin kabul edilmesi halinde; %100 Faiz oranı esas alındığında 13.02.2012 dava tarih itibariyle 194.487,77 TL Kira alacağı ve 671.809,33 TL temerrüt olmak üzere toplam borç 866.297,10 TL olarak hesaplandığı, Ticari faiz oranı esas alındığında 13.02.2012 dava tarih itibariyle 186.917,08 TL kira alacağı ve 36.944,29 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam borç 223.861,37 TL olarak hesaplandığı, (B) 30.000 TL çekin ödendiğinin kabulü halinde;%100 Faiz oranı esas alındığında 13.02.2012 dava tarih itibariyle 194.487,77 TL Kira alacağı ve 641.809,33 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam borç 836.297,10 TL olarak hesaplandığı, Ticari faiz oranı esas alındığında 13.02.2012 dava tarih itibariyle 156.917,08 TL kira alacağı ve 31.014,77 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam borç 187.931,85 TL olarak hesaplandığı,'' mütaala edilmiştir. Her bir davacının sorumluluğunun ayrı ayrı tespiti noktasında yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 05.06.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; 25.09.2023 tarihli ek rapor tespitleri tekrar edilerek; ve yine asıl borçlu ve kefil açısından aşağıdaki tespitler daha önceki raporlarda mevcut olduğu, ....Noterliği 07.11.2007 tarih ve ... yevmiye nolu davacılara keşide edilen İhtarnamenin ... Gıda İnş. Tur.Hayv.San. ve Tic.Ltd.Şti. | adreste muhatabın eşi ... imzasına 15.11.2007 tarihinde, ... adreste muhatabın eşi ... imzasına 15.11.2007 tarihinde, tebliğ olduğu, Tarafların Sorumluluklarına İlişkin olarak : Tarafların yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmesinde özel şartlar EK 1'de, 246, 741 YTL tutarında kefalet limiti belirlendiği, Buna göre kefilin sorumlu olacağı maksimum kefalet limiti ayrıca belirlenmiş sayılacağı ve kefilin sorumluluğunun kapsamı 246,741 TL'yi aşamaz, görüşünün daha önce sunulduğu, Bu kapsamda %100 Faiz oranı esas alındığında 13.02.2012 dava tarih itibariyle 194.487,77 TL Kira alacağı ve 671.809,33 TL temerrüt olmak üzere toplam borç 866.297,10 TL olarak hesaplanan tutarların kefalet limiti içerisindeki asıl borç ve ihtarname kapsamında faizden her iki davacının sorumluluğu hususunun mahkemenin takdirinde olduğu mütaala edilmiştir. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar mahkememizin ilk kararında davacı ... karara yönünden kısmen kabul kararı verilmiş ise de takip tarihine göre karar verilmiş olduğu davanın menfi tespit davası olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamında da dava tarihi itibariyle alacak borç durumunun tespiti noktasında bozma kararı verildiğinden bu davacı yönünden usuli kazanılmış hak oluşmayacağı anlaşılmıştır. Mahkememizin 20.12.2016 tarihli, ... sayılı ilamında temerrüt faiz oranının %100 olarak hesaplanarak bulunan tutarların esasın alındığı, temerrüt faiz oranın tespitine yönelik bir bozma olmadığından temerrüt faiz oranın %100 olduğu hesaplamaların dikkate alınması gerektiği, davacı kefilin kefalet limiti ve ayrıca temerrütünün sonuçlarından da sorumlu olduğu, ... Şubesi’ne ait ... çek numaralı, 15.09.2008 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çekte davalının cirosunun karalandığı (iptal edildiği), karalamalar bulunsa da davacı şirket tarafından davalı ... şirketine ciro edildiği, davalı ... şirketinin cirosundan sonra ... A.Ş. ... Şubesi’nin kaşesinin bulunduğu bankanın 06.02.2014 tarihli yazı cevabında, çek aslının banka şubesine ibraz edildiği, iptal işlemi yapıldığı bildirildiği, çekte davacı şirketten sonra davalı ... şirketinin cirosu bulunduğundan bu çek bedeli kadar bir ödeme almadığını ispat yükünün davalıda olduğu, dosya kapsamına göre davalının çekin ödenmediğini ispat edemediği, çekin ödeme olarak hesapta dikkate alınması gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamaya göre davalının dava tarihi itibariyle 194.487,77 TL kira alacağı ile 641.809,33 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 836.297,10 TL alacaklı olduğu, menfi tespit talep edilen tutarın ise 275.188,40 TL olduğu, dava tarihi itibariyle davacıların menfi tespit talep edilen tutardan daha fazla borçlu olduğu anlaşıldığından, davacıların davasının reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar kısa kararda Yargıtay yerine sehven istinaf yolu açık tutulmuş ise de bu maddi hata düzeltilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların davasının reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.677,25 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 4.249,65 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.030,14 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile ''Yargıtay'' yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır