Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/7 E. 2022/5753 K. – Ayıplı Malın
Konu: Ayıplı Malın İadesi-Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7
- Karar No
- 2022/5753
- Karar Tarihi
- Konu
- Ayıplı Malın İadesi-Alacak
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ek kararın kaldırılmasına, gerekçeli karar yönünden davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde 11.10.2021 tarihli ek karar ile gerekçeli kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle sözleşmeden dönülerek teknenin bedelinin iadesi veya malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ve onarım bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 4.808,00 TL onarım giderinin davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece, 11.10.2021 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ek karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2/1 maddesinde, “Bölge Adliye Mahkemelerinin kuruluşları, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarih, Resmi Gazetede ilân edilir.” düzenlemesine yer verilmiş ve Resmi Gazetede ilan yapılarak Bölge Adliye Mahkemeleri 20.07.2016 günü itibariyle fiilî olarak göreve başlamıştır. Diğer taraftan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2 maddesinde “Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur” düzenlemesine yer verilmiş iken 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile bu hüküm “12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi “verilen” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemesine gönderilmez:” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikten önce kanun yoluna başvuruda kanun yoluna başvuru tarihi nazara alınır iken, değişiklikle bu yol terk edilmiş ve karar tarihi esas alınmıştır. Yani anlaşılması gereken şudur; bir karara karşı kanun yoluna başvurulur iken bu kararın verildiği tarihe bakılacaktır. Karar, 20.07.2016 tarihinden önce verilmiş ise temyiz yoluna, 20.07.2016 (bu tarih dahil) tarihinden sonra verilmiş ise, istinaf yoluna başvurulacaktır. İki düzenleme değişiklik ile birlikte değerlendirildiğinde, istinaf kanun yolunun yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihine kadar temyiz kanun yoluna başvurulmuş bir karar hakkında bu kararın kesinleşmesine kadar geçecek süreçte 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun istinafa ilişkin düzenlemeleri eklenmeden önceki hâli uygulanmaya devam edilecektir. Yani 20.07.2016 tarihinden önce temyiz yoluna başvurulmuş bir dosya bu yolla sonuçlanacak olup, bu dosyanın hiç bir şekilde istinaf incelemesine tabî tutulması söz konusu olmayacaktır. 20.07.2016 tarihinden önce bir dosyada verilen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa, o karar Yargıtayca bozulmuş olsa dahi bundan sonra verilecek kararlarla (bozmadan geçmiş dosyalarla ilgili verilecek kararlar) ilgili olarak da başvurulması gereken kanun yolu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun istinafla ilgili değişikliklerinin yapılmadan önceki hâline ilişkin düzenlemeler gereği temyiz ve koşulları varsa karar düzeltme yoludur. İstinaf yolu söz konusu olmayacaktır. Burada sonradan verilen kararın 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olmasının önemi yoktur. Daha açık anlatım ile daha önce Yargıtay incelemesinden geçen bir dosyada verilen kararın istinaf edilmesi mümkün değildir. Bu anlatımlar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; mahkemece verilen 14.04.2016 tarihli ilk kararın temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2017 tarih ve 2016/3810 Esas, 2017/3142 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Dolayısıyla daha önce dosya Yargıtay incelemesinden geçtiğinden başvurulması gereken kanun yolu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun istinafla ilgili değişikliklerinin yapılmadan önceki hâline ilişkin düzenlemeler gereği temyiz ve koşulları varsa karar düzeltme yoludur ve bu kanun yolundaki kesinlik sınırları geçerlidir. 14.07.2004 gün ve 5219 sayılı Yasanın 2 A maddesinin c fıkrası ile HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 01.01.2020 tarihinden itibaren 3.920,00 TL'ye çıkarılmıştır. İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı 17.09.2020 tarihli olup mahkemece 4.808,00 TL’nin tahsiline karar verilmiştir. Başvurulması gereken kanun yolu temyiz kanun yolu olduğundan, miktar itibari ile karar tarihinde verilen hüküm kesin nitelikte bulunmadığından mahkemece verilen hükme yapılan itirazın istinaf başvurusu olarak değerlendirilmesi ve kesin nitelikte olduğundan bahisle istinaf isteminin reddine dair verilen 11.10.2021 tarihli ek karar, hatalı olmuş, ek karar kaldırılarak, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine geçilmiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin 11.10.2021 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle 11.10.2021 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, 2. bent uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.