Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5126 E. 2023/4251 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5126
Karar No
2023/4251
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 31.01.2022 SAYISI : 2022/645 E., 2022/1177 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; müvekkilinin aidat borçlarını ödemesine rağmen haksız olarak ihraç edildiğini, davalı kooperatifin 31.03.2006 tarihli cevabi ihtarnamesinde müvekkilinin kooperatife borcu olmadığını bildirdiğini, mali yükümlülüklerini yerine getirmesi için müvekkiline gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını ve Tebligat Kanununa aykırı tebliğ edildiğini, ihraç kararının iptali için Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/19 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, müvekkiline üyeliği gereği teslimi gereken 2 adet işyerinin teslim edilmediği gibi yaptığı ödemelerin ve zararının da karşılanmadığını belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 29.03.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 265.783,59 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının, yönetim kurulunun 03/01/2006 tarihli kararı ile ihraç edildiğini, davacının bu ihraç kararına genel kurul nezdinde itirazda bulunduğunu, 16/06/2006 tarihli genel kurulda itiraz eden ortakların borçlarını gecikme faizi ile birlikte 6 eşit taksitle ödemeleri halinde ortaklığa geri alınmasına karar verilmesine rağmen davacının kararın gereğini ifa etmediğini ve ihraç kararının kesinleştiğini, davacının toplam ödemesinin 177.176,25 TL olup, bu miktarın iki işyerinin maliyetinin 1/3'nü dahi karşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay'ın yerleşik uygulaması uyarınca yapılan hesaplamaya göre davacı ortağın bir işyeri için 132.891,79 TL olmak üzere iki işyeri için 265.783,59 TL tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 265.783,59 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, davacı hakkındaki ihraç kararının kesinleştiğini, kooperatif üyeliği sona eren ortağın Kooperatifler Yasası'nın 17. maddesi uyarınca genel gider payları kesildikten sonra yaptığı ödemelerin iadesini talep edebileceğini, Yargıtay'ın altılı formülle tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin kararının somut olayda uygulanamayacağını, 17. madde gereğince çıkan ya da çıkarılan ortakların yaptığı ödemeler ile diğer her türlü hesaplaşmaya yönelik haklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının talebini artırdığı kısma talep artırım tarihi yerine dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ihraç kararının iptali için açtığı davada, İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/19 Esas, 2012/334 Karar sayılı kararı ile üç aylık hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilip, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. HD'nin 2013/838 Esas, 2013/1751 Karar sayılı kararında; yönetim kurulunun ihraç kararına karşı davacının genel kurul nezdinde itirazda bulunduğu ancak 16.06.2006 tarihli genel kurulda davacı hakkında karar verilmediği, bu nedenle davacının ortaklığının askıda olduğu ve devam ettiğinden, davacının iptal davası açmasına gerek olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtildiği ve hükmün gerekçesi değiştirilerek, kararın düzeltilerek onandığı, hükmün 23.10.2013 tarihinde kesinleştiği, buna göre İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/19 Esas, 2012/334 Karar sayılı kesinleşen ilamına göre davacının ortaklık sıfatının devam ettiği, ortaklık sıfatının devamına ve ortaklığa sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan, diğer bir ifade ile ortağın parasal yükümlülükleri ile ilgili bulunmayan uyuşmazlıklarda ortaklık devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, bu nedenle davalının, alacağın ve ayrıca talep artırım dilekçesi ile artılan kısmın zamanaşımına uğradığına dair istinaf talebi yerinde görülmediği, kaldı ki davanın belirsiz alacak davası olduğu ve davacının harcını yatırarak talebini HMK'nın 107/2 maddesi uyarınca belirlediği gözetildiğinde, artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı yönündeki istinaf talebi bu neden ile de doğru görülmediği, İlk derece mahkemesinde alınan rapor ve ek raporda, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hesaplama yapılarak davacının iki işyeri için toplam 265.783,59 TL tazminat talep edebileceğinin belirtildiği, davacının işyeri karşılığı alabileceği tazminat miktarı Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında belirttiği beş aşamalı formüle göre hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; 26.07.2006 tarihli ihraç yazısının davacıya 29.07.2006 tarihinde tebliğ edildiği, yasal süresi içinde ihraç kararının iptali için dava açılmadığını, çıkan ve çıkarılan ortakların alacak taleplerinin beş yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davacı kooperatif üyesi olmadığından davada tazminat hesabında altılı formülün uygulanamayacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcın istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/5126, K. 2023/4251, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-5126-e-2023-4251-k-79dcaec65d3d