Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4438 E. 2024/3176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4438
- Karar No
- 2024/3176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/272 E., 2022/297 K. HÜKÜM/KARAR: Asıl Dava Kısmen Kabul, Karşı Dava Ret 1-Davacı yüklenici tarafından açılan asıl dava, sözleşmenin feshi ile menfi ve müspet zararların tazmini, iş sahibi tarafından açılan karşı dava ise, sözleşmenin feshi, fazla ödeme ile işin zamanında ve tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan maddi kayıpların tahsili istemine ilişkindir. 2-İlk derece mahkemesince, asıl davada ıslahla arttırılan tutar da gözetilerek asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 28.12.2015 tarihli, 2010/443 Esas, 2015/878 Karar sayılı ilk kararın, davacı-karşı davalı yüklenici vekilince temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 01.02.2018 tarihli, 2016/2319 E., 2018/325 K. sayılı ilamıyla "mahkemece alınan farklı bilirkişi heyetlerince düzenlenmiş raporlar arasında önemli oranda çelişki ve farklılık bulunmaktadır. Mahkemece bu çelişki ve farklılıklar üzerinde durularak raporlar arasındaki çelişkiler giderilmemiş, ikinci bilirkişi heyetinin düzenlediği rapora neden üstünlük tanındığı gerekçeli ve denetime elverişli biçimde açıklanmamış, kesin hesap çıkartılarak uyuşmazlık maddi gerçeği ortaya çıkaracak şekilde çözülmemiştir. Bu hali ile son bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor hüküm tesisine elverişli bulunmamaktadır. O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişilerden farklı inşaat mühendisi, kesin hesap uzmanı ve mali müşavirden oluşan üç kişilik yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak alınacak rapor ile bilirkişilere kesin hesabı çıkarttırmak, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacı-karşı davalı yüklenicinin kâr kaybı isteyemeyeceği ve kararı sadece davacının temyiz ettiği gözetilerek kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınmak sureti ile davacı-karşı davalı yüklenicinin hak ettiği iş bedelini hesaplatmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki ve hesaplanan tutarlarda oluşan fahiş farklılıklar giderilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı" gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3- İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; asıl davada ıslahla arttırılan tutar da gözetilerek asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı taraflar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine mahkemece, bozma ilamından önce verilen ilk kararı sadece davacı ve karşı davalının temyiz ettiği gözetilerek ve kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun, gerekçeli, içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı bulunduğu anlaşıldığından, asıl ve karşı davalarda taraflar vekillerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararına ilişkin taraflar vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden taraflardan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.