Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/4405 E. 2024/1036 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4405
- Karar No
- 2024/1036
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1244 E., 2022/1216 K. HÜKÜM : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/198 E., 2020/64 K. Taraflar arasındaki alacak isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Akaryakıt İstasyonu ve Ünite Merkezi yapılmak üzere 21 yıllığına yapım karşılığı kira ve işletmesi hususunda 22.02.2016 tarihinde sözleşme imzaladığını, ihale için davalı kuruma 400.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, müvekkilinin 09.06.2017 tarihinde tutuklanarak cezaevine konulduğunu, bunun üzerine davalı kurumun müvekkiline ait teminat mektubunu nakde çevirerek gelir kaydettiğini, Devlet İhale Kanununun 69. maddesi gereğince müvekkili tarafından ...'nin vekil olarak tayin edildiğini, ancak 28.07.2017 tarihinde 667 sayılı KHK'nun gerekçe gösterilerek müvekkili ile imzalanan sözleşmenin re'sen iptal edildiğini, davalı tarafın kanundaki hiçbir hükme ve belirtilen sürelere uymadığını, anılan KHK maddesinin ilk hali ile 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini, müvekkilinin almış olduğu ihalenin ilk haline göre feshedildiğini, daha sonra 08.03.2018 tarihinde bir kısım hükümler eklenerek müvekkilinin yaptığı bina ve eklentilerin Hazine'ye devredildiğini, kanunların geriye yürümezliği ilkesi ve kazanılmış haklara saygı ilkesinin devletin ön koşulları olduğunu, bu nedenle kesin teminatın gelir olarak kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 28. maddesi gereğince idarenin tespit ettiği yapı bedelinin müvekkiline ödemesi gerektiğini, ancak ödenmediğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince yapı ve hafriyat bedeline ilişkin şimdilik 10.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görev yönünden idari yargının alanına girdiğini, yargı yolu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ülkede meydana gelen darbe girişimi sonrası oloğanüstü hal kararı çıktığını, 6749 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin olarak davacının bir irtibatının olup olmadığının sorulduğunu, Gaziantep Valiliği (OHAL) bürosunun vermiş olduğu cevapta davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/77304 sayılı soruşturma başlatıldığının ve 09.06.2017 tarihinde tutuklandığının bildirilmesi üzerine davacı ile imzalanan sözleşmenin re'sen iptal edildiğini, yapılan işlemin kanun hükümleri gereği olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde anlatıldığı üzere taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği dava dışı ...’ye yer tesliminin yapıldığını, ihale için davalı kuruma 400.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, dava dışı şirket yetkilisi olan ... hakkında yürütülen ceza dosyası nedeniyle 09/06/2017 tarihinde tutuklanarak cezaevine gönderildiğini, ancak tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildiğini, bunun üzerine davalı kurumun ...’ye ait teminat mektubunu nakde çevirerek gelir olarak kaydettiğini, ...’nin tutuklanması üzerine yerine kardeşi olan ...nin vekil tayin edildiğini, tüm yetkilerin ...'ye aktarıldığını, işin bu haliyle devam etmesi beklenirken davalı kurumun sözleşmeyi iptal ettiğini, Devlet İhale Kanunu’nun 69. maddesinde “müteahhit ya da müşterinin sözleşmeyi yerine getirmesine engel olacak derecede hastalık, tutukluluk veya hürriyeti bağlayıcı bir ceza alması durumunda..., ...30 gün içerisinde ilgili idarenin kabul edeceği birini vekil tayin ederek...” sözleşmenin ifasına devam edilebileceğinin yazılı olduğunu, ancak böyle bir kanun maddesi olmasına rağmen davalı kurumun sözleşmeyi iptal etmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulü yönünde karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağını temlik eden yüklenicinin terör örgütüyle iltisaklı olması sebebiyle 667 sayılı KHK'nın 8. maddesi uyarınca re'sen iptal edilen sözleşme gereği taşınmazların üzerinde yapılan bina, yapı ve tesisler ile her türlü taşınır, alacak ve hakların Hazineye devredileceği yönündeki düzenleme ve yüklenici tarafından idareye verilen Gaziantep ... Noterliğinin 18.12.2016 tarih ... yevmiye numaralı Terk ve Teberru Taahhütnamesinin varlığı karşısında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili temyize cevabında, kararın kesin olarak verilmesi gerektiğini, aksi takdirde kendilerine vekalet ücretinin nispi olarak verilmesi gerektiğini belirterek davacı vekilinin temyizinin reddini talep etti. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 675 sayılı KHK'nın "Dava ve takip usulü" kenar başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir: "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 nci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara re'sen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 nci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. (3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'sen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile ... aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 nci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması sebebiyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir. (4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 nci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz." 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Alacağını temlik eden davacının FETÖ/PYD örgütü kapsamında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanmış olması nedeni ile sözleşmenin 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı resmi gazetede yayınlanan 6749 sayılı kanunun (667 sayılı KHK) 8. maddesi gereği iptal edildiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK’nın dava ve takip usulü başlıklı 16/1 maddesindeki düzenlemede ".. 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'ler gereğince kapatılan kurum, kuruluş.. aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce 15/08/2016 tarihli ve 670 sayılı OHAL kapsamında alınması gereken tedbirler hakkında KHK'nın 5. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara re'sen tebliğ edilir." 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK’nın dava ve takip usulü başlıklı 16/3 maddesindeki düzenlemede "..20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK'ler gereğince kapatılan kurum, kuruluş... sahibi gerçek ve tüzel kişiler veya kapatılma ya da re'sen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile ... aleyhine 17/08/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davaların dava şartının bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verileceği" yönündeki emredici düzenleme karşısında davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasının incelenerek karar verilmesi yerinde olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1244 E., 2022/1216 K. sayılı kararının hüküm kısmının "Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE" ibaresinin karardan çıkarılmasına yerine "HMK m. 352 ve 341 gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin usulden REDDİNE," ibaresinin yazılması suretiyle değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.