Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1081 E. 2023/1271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1081
Karar No
2023/1271
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki eser sözleşmesinin feshi nedeniyle yüklenici tarafından sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti, sözleşme masrafları ile kar kaybının tahsili ile teminat mektuplarının iadesi, nakde çevrildi ise istirdatına ilişkin yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesince ıslah gözetilerek davanın kabulü ile alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulü ile alacağın avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 29.09.2021 tarihli ve 2021/329 Esas, 2021/512 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına karşı Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davalı vekilince temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede; 29.09.2021 tarihli ve 2021/329 Esas, 2021/512 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 29.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Taraflar arasında 28.03.2012 tarihinde yol yapım ihalesi yapılmıştır. Davacı/yüklenici taraf, işin yapımına başlamış, ancak davalı idarenin ödenek yokluğu nedeniyle kamulaştırma işlemleri yapmadığı için, yer teslimi yapılmamış olması nedeniyle davacı taraf toplam işin %10,33'ünü yaptıktan sonra iş mahallini terk etmesi üzerine, idare işin terk edildiğine dair tutanak tutarak ihalenin feshine, teminat mektuplarının irat kaydedilmesine karar vermiştir. Davacı taraf, davalının işin yapılacağı yerleri hukuki ve fiili ayıptan ari olarak teslim etmeyerek kusurlu olmasına rağmen ihaleyi tek taraflı feshetmesi nedeniyle kâr mahrumiyeti ve paraya çevrilerek irat kaydedilen teminat mektup bedellerinin tahsili için 16.06.2015 tarihinde dava açmıştır. Yerel mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, istinaf mahkemesi ise düzelterek esas hakkında yeniden hüküm kurmuştur. Davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin Sayın çoğunluğu, ihalenin feshinde iki tarafın da kusuru bulunduğunu belirterek, davacı tarafın müspet zarar kapsamında zarar talep edemeyeceğini belirterek istinaf mahkemesi kararını kısmen bozmuştur. Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş aykırılığı; ihalenin feshedilmesinde davacı tarafın da kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya içeriğine göre; 1-İhale konusu işin yapılabilmesi için kamulaştırılarak yükleniciye teslim edilmesi gereken 398 parselden 384'ü hiç kamulaştırılmadığı ve teslim edilmediği, bu konuda ihale feshedildikten sonra dahi 2017 yılı Haziran ayına kadar idarenin herhangi bir kamulaştırma faaliyetinde bulunmaması, 2-Davacı tarafın kamulaştırmaların tamamlanması ve tüm ocakların kullanılır vaziyette teslim edilmesi, aksi takdirde işe devam edilemeyeceği hususundaki uyarı yazısına cevap dahi verilmemesi, 3-08.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi, işin bütünlük gerektiren zincirleme işler olduğu, ... bir kısmın kamulaştırılarak yükleniciye teslim edilmesi halinde işe devamın teknik olarak mümkün olmaması, 4-Dosya arasında bulunan ve birbirlerini doğrulayan İTÜ öğretim görevlilerince düzenlenen 28.12.2016 tarihli rapor ile 17.05.2018 tarihli ek rapor; 02.06.2016 tarihli Hukuki Görüş ve ODTÜ öğretim görevlilerince düzenlenen 08.02.2019 tarihli raporlarda “ihalenin feshinde davalı/idarenin tek kusurlu olduğunun” belirtilmiş olması, 5-En önemlisi, Ankara 8.İdare Mahkemesinin 2017/707 esas, 2018/30 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ihalenin feshinde idarenin kusurlu olduğu, davacı tarafın kusurunun bulunmadığının kesin mahkeme ilamı ile sabit olması, Dikkate alındığında; idarenin, sözleşmenin yerine getirilememesinde tek kusurlu olduğu ve ihaleyi tek taraflı olarak feshettiği için yüklenici tarafın müspet zararını tazmin etmesi gerekir. Bu nedenle, istinaf mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin karara vaki direnme üzerine Dairemizce direnme isteminin kabulü gerekirken bu istemin yerinde görülmeyerek dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi kararına muhalifim.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1081, K. 2023/1271, T. 29.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-1081-e-2023-1271-k-a30fdbb23958