Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/5087 E. 2022/4924 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5087
- Karar No
- 2022/4924
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hüküm davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 24.10.2022 tarihinde davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, taraflar arasında 13.03.2009 tarihinde yapısal çelik konstrüksiyon imali işi sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin sözleşmenin kurulması ile birlikte kendi edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, taahhüt konusu işin davalının kusuru ile tadil edildiğinin tespitine, davalının müvekkili aleyhine geç teslim nedeniyle ceza-i şart uygulayamayacağının tespitine, projelerin zamanında tevdi edilmemiş olması, ek işler, kendi kusuru ile söktürülüp yeniden yaptırılan iş ve imalatlar nedeniyle davalının asgari 80 gün ek süre vermesi gerektiğinin tespitine, işin başlangıcında üç taksit halinde alınan avansın teminat namı ile verilen 50.000,00 TL bedelli çekin iadesine ve iptaline, işin tamamının %10'una isabet eden ve teminat olarak verilen 230.000,00 TL bedelli keşide tarihi anlaşmaya aykırı olarak yazılıp ciro edilen ve esasen bedelsiz olan çeke karşılıksız şerhi yazılmasına sebep olan davalı aleyhine 10.000,00 TL tazminata, söz konu çekin müvekkiline iadesine ve iptaline, imalat ve montajda kullanılan malzeme ve ihrazat bedelinin %80 inin ödenmesi namı ile bu işte kullanılan malzemenin alındığı firmalara davalı yanca verilen 1.300.000,00 TL bedelli çeke karşılık teminat olarak müvekkilinden alınan 1.300.000,00 TL bedelli ve esasen teminat olmakla birlikte bu tutar fazlası ile müvekkilinin hak edişlerinden mahsup edilmekle teminat vasfını yitiren bu çekin iadesine veya iptaline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 65.000,00 TL bakiye alacağın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının ödeme yapmaması sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 8.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, verilen vadeli çeklerin kırdırılması sonucu uğranılan 12.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline, hak edişlerin geç ödenmesinden dolayı şimdilik 5.000,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı alt yüklenicinin kendi fiili nedeniyle gecikmeye neden olduğunu, sözleşme bedelinin çok üzerinde ödemeyi henüz işi ifa etmeden aldıklarını, taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme eki teknik şartname uyarınca kule vinci kullanılması sebebiyle fark bedel talep edilemeyeceğini, sözleşme harici çelik imalatı yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı alt yüklenicinin sözleşme dışı işler de dahil olmak üzere davalı yükleniciden toplam 2.982.419,58 TL alacaklı olduğu, bu alacak nedeniyle davalının toplam 2.247.646,27 TL ödeme yaptığı, sonuç olarak davacının davalıdan 743.073,31 TL alacaklı olduğu, davacının bakiye alacak yönünden talebinin 65.000,00 TL olduğu, diğer taleplerden feragat ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 65.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalının yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuş ise de bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; sözleşme bedelinin hesabında birim çelik imalatının içerisinde tüm giderler ve davacı alt yüklenicinin karı da bulunuyorsa da, yapılan fazla çelik imalatının olup olmadığı, fazladan çelik imalatının olması durumunda hangi imalatların sözleşme dışı fazla imalat olduğunun tespit edilmediği, farklı tonajdaki vinçlerin kullanılması durumunda oluşabilecek zararların açıklanmadığı, davacı alt yüklenicinin 45 günlük gecikme süresinde işçilerini başka işlerinde çalıştırıp çalıştırmadığı, işçilerini başka işlerinde çalıştırabilme imkanının olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dosyanın alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, anılan hususlarda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu, yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 20.05.2021 tarih ve 2020/485 esas 2021/500 karar sayılı kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 8.400 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine karardan bir örneğin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.