Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/9891 E. 2011/451 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/9891
Karar No
2011/451
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı-bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 8 adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 2 adet taşınmaz hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına , 5 adet taşınmaz hakkında satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava konusu taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesini istemiştir: Bir kısım davalılar ise davanın reddini savunmuşlardır. Dava konusu edilen ve satışına karar verilen parsellerde malik ... ve ... mirasçısı, ... 01.09.2008 tarihinde vefat ettiği ve geriye Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.09.2008 gün ve 2008/399-397 sayılı mirasçılık belgesine göre ..., ... (...), ... ve ... (...'ı) bıraktığı ve bu mirasçıların davada davalı olarak gösterildikleri ancak ... mirasçılarından ..., ... (...) ve ... (...'ın) Kırkağaç Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.09.2008 gün ve 2008/413-425 sayılı ilamı ile mirası red ettikleri anlaşılmaktadır. TMK 611. maddesinde “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça miras bırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda mirası red eden yukarda isim ve soyadları yazılı kişilerin mirası red etmekle miras kendileri sağ değilmiş gibi mirasçılarına geçeceği nazara alınarak muris ...’ye ait yeni bir veraset ilamı alınıp, alınan mirasçılık belgesinde mirası red edenlerin kanuni mirasçıları varsa onlarında davaya dahil edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu edilen 109 ada 15 parsel hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi ve satışına karar verilen taşınmazların satış bedeli üzerinden karar tarihine göre %09.9 harç alınması gerekirken %09 harç alınması da doğru olmadığından hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9891, K. 2011/451, T. 24.01.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2010-9891-e-2011-451-k-f719cb3fa641