Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/8839 E. 2010/13722 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/8839
- Karar No
- 2010/13722
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar ... mirasçıları vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 2 parsel No’lu taşınmazın paydaşlığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalılar ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu edilen taşınmaza bitişik 1 No’lu parsel hakkında açılan paydaşlığın giderilmesi davasının işbu dava ile birleştirilmemesinde, ekonomik değeri bulunmadığı keşfen belirlenen bütünleyici parçanın mülkiyetinin aidiyeti konusunda açılan davanın bekletici mesele yapılmamasında bir usulsüzlük olmamasına, taşınmaza satış aşamasında yeniden değer takdir edilebileceğine göre temyiz eden davalılar ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Temyiz eden davalılar ... mirasçıları vekilinin satış parasının bölüştürülmesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini istemiştir. Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili, tapu kaydında intifa hakkı bulunan davalı ...’nın intifa hakkının korunarak taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olarak satışına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olarak satışına karar verilmiştir. Olaya uygulanması gereken ve 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 700. maddesi “ bir paydaşın kendi payı üzerinde intifa hakkı kurması halinde, diğer paydaşlardan biri intifa hakkının kurulduğunun kendisine tebliğinden başlayarak üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa satış yoluyla paylaşmada intifa hakkı buna düşecek bedel üzerinde devam eder” hükmünü taşımaktadır. Yürürlükten kaldırılan Türk Kanunu Medenisi’nde bulunmayan bu yeni düzenleme ile, bir pay üzerinde intifa hakkı kurulması halinde, diğer paydaşlardan biri üç ay içinde paylaşma isteminde bulunursa , satış yoluyla yapılacak paylaşmada, pay üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satışın yapılması ve intifa hakkının söz konusu paya düşen bedel üzerinden devam etmesi esası getirilmiştir. Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın tapu kaydının şerhler hanesinde davalılar ..., ... ve ...’nın 898 / 38400’şer payların yarı intifa hakkının 9.4.2004 tarihi itibariyle davalı ...’ya ait olduğu belirtilmiştir. Davalı paydaşın payı üzerinde intifa hakkı kurulduğu hususunda diğer davacı paydaşlara Türk Medeni Kanunu’nun 700. maddesinde öngörülen biçimde bir bildirimde bulunulmamıştır. Anılan yasa maddesi paydaşlardan birinin üç ay içinde paylaşma isteminde bulunma halini intifa hakkının kurulduğunun tebliğinden itibaren başlatmaktadır. Taşınmazdaki pay üzerinde intifa hakkı kurulduğu davacılara tebliğ edilmediğine göre 6.11.2008 tarihinde satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine ilişkin olarak açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekir. Yukarda açıklanan esaslar karşısında mahkemece pay üzerinde intifa hakkı bulunmaksızın satış yoluyla paydaşlığın giderilmesine,intifa hakkının söz konusu paya düşecek bedel üzerinden devam etmesine karar verilmesi gerekirken Türk Medeni Kanunu’nun 700. maddesinin uygulanmasında yanılgıya düşülerek tapu kaydındaki beyan ve hakların aynen muhafazası ile satış karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz eden davalılar ... mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.