Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/10102 E. 2010/10379 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/10102
- Karar No
- 2010/10379
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava yeniden inşa nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın yıkılarak yerine çok katlı bina inşaatı yapılacağından bahisle 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesi uyarınca kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece onaylı yapı projesi mahalline uygulanmak suretiyle kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Davacı tarafından dayanılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 01.03.1977 tarihli ve bir yıl sürelidir. Sözleşme kiracı ... ile kiralayan ... mirasçıları arasında düzenlenmiş olup ibraz edilen mirasçılık belgesine göre kiracı ...’in 05.03.1981 tarihinde öldüğü, davalının ise 6570 Sayılı Yasanın 13. Maddesi uyarınca taşınmazda kiracı olduğu anlaşılmaktadır. 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesi hükmüne göre taşınmazı yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı surette tamir tevsi ve tadilat için açılacak davaların İİK’nun 272. Maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. Kira sözleşmesi 01.03.1977 başlangıç tarihli olup dava 06.02.1009 tarihinde açılmıştır. Davacı vekilince sözleşme başlangıç tarihinin 01.01.1992 olarak değiştirildiği iddia edilmiş ve sözleşmeye sonradan ilave edildiği anlaşılan “mukavele tadilatı” başlıklı yazıya dayanılmıştır. Bahsi geçen yazıda kira başlangıç tarihi olarak 1.1.1992 tarihinin esas alınacağı belirtilmiş ve "varisler adına ..." imzası ile imzalanmıştır. Mahkemece bu tarih esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de ...’in davanın tarafı olmadığı gibi mirasçıları temsil ehliyetinin bulunduğu da kanıtlanamamıştır. Şu durumda sözleşme başlangıç tarihinin 01.01.1992 olarak kabulü olanaklı değildir. Mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 6.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.