Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/1618 E. 2025/10310 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1618
- Karar No
- 2025/10310
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/596 E., 2023/3543 K. SUÇ: Tehdit HÜKÜM: İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyet kararı kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2020/1033 Esas, 2020/1249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2021/596 Esas,2023/3543 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan vekilinin İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın öncelikle beraatine, aksi durumda cezanın alt sınırdan takdir edilmesine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, "Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, lehine takdir ve tayin edilen ilk derece aşaması için (4.080,00) TL, istinaf aşaması için (20,400,00) TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine '' şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, katılan lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde hem ilk derece mahkemesinde hem de Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının ''Katılan kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 20.400,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,'' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.