Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/16816 E. 2024/11543 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16816
- Karar No
- 2024/11543
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/59 E., 2023/37 K. SUÇLAR : Silahla yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yalan tanıklık HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma-Düzelterek Onama I) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında yalan tanıklık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde; Mahkemenin suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmünün esas yönünden Yargıtay denetiminden geçmediği ve hükmün Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması da gözetilerek kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında istinaf talebinin merciince incelenmesi için dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yönelik yapılan incelemede; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak; 31.12.2014 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Beraat eden suça sürüklenen çocuk ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 8.700 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak suça sürüklenen çocuğun verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 31.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.