Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1586 E. 2025/4224 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1586
- Karar No
- 2025/4224
- Karar Tarihi
İSTİNAF SONRASI TEMYİZ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2956 E., 2022/3002 K. SUÇ : Yol kesmek suretiyle silahla birden fazla kişi ile yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Katılanın soruşturma aşamasındaki beyanından özetle; EFT Plastik Şirketinin sahibi olduğu, suç tarihinden sonra vefat eden ... aracılığıyla sanıklarla mal alımı işi yapmak için katılanın işyerinde tanıştırıldığı, 10 gün sonra ...'ın katılanı arayarak kendi işyerine çağırdığı, iş yerinde sanıkların bulundukları, sanıklar ... ve ...'ın katılana "geçen gün konuştuğumuz konularla ilgili 80-100 bin TL'lik mal alımı konusunda bağlantı yaptık senin çek karnen var mı" diye sordukları, katılanın "var ama bankadan gidip almadım" diye cevap verdiği, bunun üzerine 5-6 adet çek çıkararak bunları cirola dedikleri, katılanın kabul etmediği için zorla darp ve silahla tehdit ederek çekleri ciro ettirip kaşesini bastıklarını söyleyerek sanıklardan ve vefat sebebiyle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ...'dan şikâyetçi olmuştur. Tanıkların olayın gerçekleştiği iddia edilen bodrum katına ait bilgi ve görgüleri bulunmamakla birlikte katılanın iş ortağı olan ...' ın 06.06.2012 tarihli bilgi alma tutanağına göre; olaydan sonra yanına gelen katılanın ortağının kendisine olayı anlattığını söylediği belirlenmiştir. Ancak Vural'ın katılanın yaralı olmasından hiç bahsetmediği görülmüş, bu konu hakkında da darp ve cebir izine dair herhangi bir rapor alınmamakla birlikte, katılanın olaydan yaklaşık 2 ay sonra şikâyetçi olduğu belirlenmiştir. Katılanın kovuşturma aşamasında talimatla alınan beyanında ise; " Daha öncesinden tanıdığım ... yanıma geldi. Benden malzeme aldı. Karşığılında bir müşteri çeki verdi. Bende bu çeki ciro ile borçlu olduğum kişilere verdim. Daha sonrasında bu çekler ödenmedi. Ödenmeyince ben bu durumu ...'a sordum. ...'un İstanbuldaki bürosuna bu durumu konuşmaya gittim. Orada tanımadığım 4 kişi daha vardı. ... bana şikayetçi olmamamı söyledi. Ben de hem dolandırıldım. Hem de borçlu yapıldım. Şikayetçi olacağım deyince isminin Vahap olduğunu sonradan öğrendiğim kişi silah çekti. Birden ortam gerginleşti. Hatırladığım kadarı ile bana bir veya iki çeke imza attırdılar. Ben diğer sanıklardan şikayetçi değilim. Katılma talebim de yoktur." şeklinde çelişkili beyanda bulunduğu belirlenmiştir. Sanıkların savunmalarına göre; mağdurla aralarında plastik ham madde temin edeceğimiz vaadiyle zorla çek imzalatmadıklarını; buna karşılık olarak; ...'un işyerinde birlikte oturdukları sırada, rızasıyla mağdurun bir kaç adet çek ciro ettiğini beyan ettikleri belirlenmiştir. 3 adet çekin icraya konularak ortaya çıkması karşısında; 1. Sanıkların katılan ile aralarında hukuki ilişki olup olmadığı, var ise; tarafların ellerinde sözleşme varsa getirtilmesi, 2. Katılanın çelişkili beyanları da dikkate alınarak ; dosya içerisinde yer alan senetlerin suça konu senetler olup olmadığı da açıklattırılarak çelişkinin giderilmesi gerektiği, 3. İcra takibine konu edilen suça konu 3 adet çekin, çek hesabı sahibi ... Konf. Tek. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisinin yeniden çağrılarak çeklerin lehdarı olan, Eft Plastik San. Tic. ŞLtd. Şti sahibi mağdur ...'ı tanıyıp tanımadığı, tanımıyor ise çekleri sanıklara ya da ... ... isimli kişiye verip vermediği, yine çekleri ciro öncesinde ellerinde bulunduran sanıkları tanıyıp tanımadığı, tanıyorsa hukuki ilişki olup olmadığı sorularak; çekleri kendisinin düzenleyip düzenlemediğinin, gerekirse ticari defterleri getirtilerek, çekleri kimlere verdiğinin tespit edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bunların sonucuna göre; öncelikle yağma suçunun sabit olup olmadığı; sabit görüldüğü takdirde; aralarında hukuki ilişki ve alacak bulunup bulunmadığının da tartışılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesindeki hukuki alacağın tahsili amacıyla yağma suçunun uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının da tartışılması gerekirken; katılan beyanı dışında çeklerin zorla alındığına dair delillerin nelerden ibaret olduğunun gerekçeli kararda hiç tartışılmadığı; kovuşturma aşamasında takibe konulan çeklerin takibinden vazgeçildiği, sanıkların aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile; şikâyetten vazgeçen katılanın senetlerin zorla alındığına dair anlatımını destekleyen delillerin nelerden ibaret olduğu hususları yeterince araştırılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.