Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1495 E. 2024/12070 K. – Nitelikli Yağma

Konu: Nitelikli Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1495
Karar No
2024/12070
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1106 E., 2022/2087 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak; Sanığın kovuşturma evresinde 2.000,00 TL parayı katılan adına PTT havalesi aracılığıyla gönderdiği, 23.11.2021 tarihli telefon görüşme tutanağı ile tutanak altına alındığı üzere duruşma öncesi katılanın iletişim numarası olarak belirttiği numaranın arandığı, katılanın oğlu olan ...'ın kalem personeli ile görüştüğü, 23.11.2021 tarihinde duruşma öncesi PTT şubesine gittiklerini, daha önce katılan adına yatırılan paranın 2 ay içerisinde çekilmediği için tekrar iadesinin yapıldığını beyan ettiği, aynı tarihli celsede sanık müdafiine zararın giderilmesi amacıyla yeniden süre verildiği ancak müdafiin sanığa ulaşamaması nedeniyle zararın giderilemediğinin anlaşılması karşısında, 20.01.2020 tarihli celsede duruşmalardan vareste tutulmak istediğini beyan eden sanığın, katılanın zararı olan 2.000,00 TL paranın mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi ihtaratını içeren tebligat ile haberdar edildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

18.11.2024 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/1495, K. 2024/12070, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-1495-e-2024-12070-k-9d2769d0d5d8