Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/13824 E. 2025/3855 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13824
- Karar No
- 2025/3855
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3312 E., 2022/1400 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Bozma üzerine mahkûmiyet hükmü TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 06.10.2021 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2021/3312 Esas, 2022/1400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur ve tanığın ifadelerinin çelişkili olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği, tehdit suçunun unsurlarının oluşmadığı, şüpheden sanığın yararlanarak beraat kararı verilmesi gerektiği, erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiği, doğrudanlık ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın kast ve eylemindeki yoğunluğu nedeniyle alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, tanık ...'nin sanığın savunmalarını doğruladığı beyanı, beyanları hükme esas alınan tanık Hasan Niyazi'nin katılanın kardeşi olması ve katılanla müşterek annelerinin bakım ücretinin zamanında ödenmemesi nedeniyle sanığın nişanlısı ile aralarında anlaşmazlık bulunması nedeni ile tarafsız tanık niteliği bulunmadığından beyanına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla mevcut delil durumuna göre sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve elverişli delil bulunmadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar vermek yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.04.2025 tarihinde karar verildi.