Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/13293 E. 2025/3021 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13293
- Karar No
- 2025/3021
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/336 E. 2021/1299 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit, tehdit, hakaret, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan bir dava bulunmadığı halde, ilk derece mahkemesince ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen beraat kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince hukuki değerden yoksun görüldüğünden ve sanıklar ... ve ...’ın üzerlerine atılı katılanlar ... ve ...’a karşı dolaylı tehdit suçunda ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen herhangi bir hüküm bulunmadığından inceleme dışı bırakılmıştır. I.Sanık ...’ın üzerine atılı 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen beraat kararlarına karşı davanın reddi kararlarının incelenmesinde; Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/7. maddesi uyarınca reddine ilişkin verilen istinaf kararları itirazı kabil kararlardan olup, temyizi mümkün bulunmadığından, katılanlar vekilinin başvurusunun itiraz dilekçesi olarak kabulü ile 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesi uyarınca dosyanın İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİ, II.Sanıklar Erhan ve Tayfun hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararları ile sanık ... hakkında katılan ...'ya yönelik hakaret suçundan verilen mahkûmiyet ve sanıklar ... ve ... hakkında 01.12.2016 tarihinde katılan ...’a karşı silahla tehditten kamu davasının reddi kararına yönelik verilen hükümlerin incelenmesin de: Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, sanıklar müdafileri, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 uncu maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, III.Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik silahla tehdit suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...' a yönelik tehdit ve birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçlarından; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'ye yönelik iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik mala zarar verme suçlarından verilen hükümlerin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafileri, sanık ... ve katılanlar vekilinin bu kapsamda olan temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanıklar hakkında atılı suçlardan kurulan mahkûmiyet hükümlerinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında atılı suçlardan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafilerin, sanık ... ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, IV.Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçundan verilen hükümlerin incelemesine gelince; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin bu kapsamda olan temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a-c, 43/2-1. maddeleri ile belirlenen 4 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca arttırım uygulanırken, arttırım oranı 1/4 olarak gösterildiği halde hesaplanan ceza miktarının 1/2 oranında arttırım olduğu anlaşılmakla hükümde çelişkiye neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 13.03.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.