Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/10578 E. 2024/12969 K. – Silahla Tehdit
Konu: Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10578
- Karar No
- 2024/12969
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahla Tehdit
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/5360 E., 2020/574 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret - Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin 18.03.2020 tarihinde tebliğ edilen hükmü 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinde belirtilen on beş günlük yasal süreden sonra 14.06.2020 tarihinde temyiz ettiği gerekçesiyle tebliğnamede sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi talep edilmiş olsa da korona virüs tedbirleri kapsamında yargılamalarla ilgili sürelerin 13 Mart- 15 Haziran 2020 tarihleri arasında durduğu değerlendirilerek, 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'un baştan itibaren suçlamayı kabul etmemeleri, sanıklarla mağdurlar arasında herhangi bir husumetin bulunmaması, olay günü park halindeki katılana ait araçta bulundukları esnada araç içerisinde temyize gelmeyen diğer katılanlar bulunmakta iken araca doğru ateş edildiği, ancak ateş edenleri katılanlar da dahil herhangi bir tanığın görmediği, sanık ...'dan olaydan iki gün sonra alınan svap örneklerinde herhangi bir atış artığı izine rastlanmadığı, temyiz dışı sanık ...'tan olaydan altı gün sonra alınan svap örneğinde atış artığı antimona rastlanılmış ise de, yapılan yargılamada sanığın kömür yakma işiyle uğraştığının dosya kapsamındaki tanık beyanlarıyla sabit olduğu ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere antimon maddesinin kömürde de rastlanabileceğinin belirtildiği olayda, sanıkların mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla ceza hukukunun evrensel olarak kabul edilen ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA, bozmanın hakkında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve kararı temyiz etmeyen sanık ...'a sirayetine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.