Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/9593 E. 2024/6289 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9593
Karar No
2024/6289
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/85 E., 2021/760 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında 07.06.2018 tarihli eylemlerine yönelik kurulan nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile sanık ... ve sanık ... hakkında nitelikli yağma suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun’un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin yeterli delil bulunmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Mağdur ...'ın telefon alım satım işi ile uğraştığı ve Yenidoğan mahallesi Ordu caddesi üzerinde iş yeri bulunduğu, mağdurun sanık ...'a cep telefonu sattığı, sanığında bu telefonu satmış olduğu kişinin darp edildiğinden ve masraflarının karşılanması gerektiğinden bahisle 07.06.2018 tarihinde gündüz vakti sanıklar Köksal ve ...'ın açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen, kendilerini, bıçaklanan çocuğun amcasının oğulları olarak tanıtan 2 kişi ile birlikte mağdura ait iş yerine geldikleri, iş yerinin kepenklerini kapattıkları, akabinde mağdurdan masraflar için 10.000,00 TL para istedikleri, mağdurun para vermek istemediğini ve parasının olmadığını beyan ettiği, bunun üzerine sanık ...'ın ''çocuğun amca oğulları burada vermezsen seni vuracaklar'' şeklinde tehditte bulunduğu, akabinde İran'dan ilaç getirme işi yapabileceklerini, bu şekilde 30,000,00 TL verip bir hafta içerisinde 10.000,00-20.000,00 TL kâr edebileceğini söylediği, mağdurun da içinde bulunduğu durum itibariyle korkarak teklifi kabul ettiği, akabinde mağdurun sanıklardan sadır olan tehditler nedeniyle 10.000,00 TL parayı sanık ...'ın bildirdiği tanık İ.D.'ye ait hesaba havale ettiği, aynı gün saat 21.00-22.00 sıralarında gece vakti sanık ...'un diğer sanık ...'ın yönlendirmesiyle mağdur ile iş yerinin bulunduğu sokak üzerinde araç içerisinde buluştukları, sanık ...'un mağdura "bu adamlar sıkıntılı, para vereceğini söylemişsin, vermezsen sıkıntı olur, yarın sabah dükkana gelip seni vururlar" diyerek tehditte bulunduğu, bunun üzerine mağdurun korkarak tanıdıklarından borç bulmak suretiyle kendisinden istenen 27.500,00 TL parayı kendisine bildirilen hesaba gönderdiği, bu paranın sanık ...'ın uhdesine geçtiği, 08.06.2018 tarihinde sanık ...'un mağduru arayarak sanık ...'ın telefon istediğini, vermezse sıkıntı olacağını beyan etmek suretiyle tehditte bulunduğu, akabinde diğer sanık ...'ın da mağduru arayarak “telefonu getir yoksa cezanı keserim” diyerek tehditte bulunduğu, bunun üzerine mağdurun korkarak para ayarlamaya çalıştığı ancak bulamadığı, bu aşamada sanıkların defalarca mağduru aradığı, mağdurun sanık ...'un telefonuna cevap verdiği, sanık ...'un Köksal'ı razı ettiğini, telefon almasına gerek kalmadığını ona söylediği, 13.06.2018 tarihinde öğlen saatlerinde sanıklar Köksal, Memiş, hakkında tefrik kararı verilen ... ... ile açık kimlik bilgileri tespit olunamayan bir şahsın mağdura ait iş yerine geldikleri, telefonu ...'dan satın alan çocuğun masrafları için bu kez 100.000,00 TL para istedikleri, mağdurun vermeyeceğini söylemesi üzerine sanık ...'in "100.000,00 TL çok 50.000,00 TL versin" dediği, mağdurun parasının olmadığını söylemesi üzerine ...'in mağduru yumruk atmak suretiyle darp ettiği, kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahsın ise mağdura silah göstermek suretiyle tehditte bulunduğu, mağdurun yine parasının olmadığını, bir aracının olduğunu, ancak onu verebileceğini beyan etmesi üzerine sanıkların aracı almayı kabul ettikleri, bunun üzerine mağdurun amcası ...'ı arayarak ondan aracı getirmesini istediği, aracın gelmesinden sonra üzerinde satılmaya engel şerh olduğunun tespit olunması üzerine sanıkların aracı alamadıkları ve ondan parayı istedikleri, akabinde mağdurun kardeşi olan ...'dan diğer aracı getirmesini istediği, o aracın da kaydında şerh olduğunu anlamaları üzerine bu kez mağdurun kardeşi ve onun arkadaşının sanıkların bildirdiği hesaba 12.000,00 TL parayı gönderdikleri olayda sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, II-Sanık ...’ın 13.06.2018 tarihindeki şikâyetçiye yönelik nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ... hakkındaki 13.06.2018 tarihli eylemler yönünden kararın incelenmesinde; tarafların aynı olduğu, suç tarihlerinin aynı olduğu ve bu davaya konu olay ile arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunan, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13.10.2020 tarihli ve 2020/133 Esas, 2020/396 Karar sayılı karar sayılı dosyaların akıbetlerinin araştırılarak bu dosyaya celbedilmek suretiyle incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi; karara çıkmış ise ilgili dosyadaki delillerin Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde bu dosya içerisine konulmasından sonra sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/9593, K. 2024/6289, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2022-9593-e-2024-6289-k-f38ea8f1fe5c