Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/14638 E. 2023/12644 K. – Nitelikli Yağma
Konu: Nitelikli Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14638
- Karar No
- 2023/12644
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/410 E. 2022/375 K. SUÇ :Nitelikli yağma HÜKÜMLER :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (5237 sayılı Kanun) dolaylı yağma suçuna yer verilmemiştir. Yağma suçunun oluşabilmesi için cebir ve tehditin malın alınması sırasında veya hırsızlık suçu tamamlanmadan malın götürülmesi sırasında malın geri alınmasını önlemek amacıyla kullanılması gerekir. Eylemin tamamlanmasından sonra eşyanın veya paranın geri alınması sırasında uygulanan cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmesi teoride "Dolaylı Yağma" denilen bu husus 5237 sayılı Kanun'da suç olarak düzenlenmemiştir. Dolayısıyla eylemin tamamlanmasından sonraki cebir veya tehdit eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde tanık ve mağdurun, tanığın beşinci kattaki evinde oturdukları sırada aşağıdan cam kırılma sesi gelmesi üzerine camdan baktıkları, mağdurun aracının camını kıran üç kişiden birinin araç içine sarkarak arabanın içini karıştırdığını gördükleri, aşağıya indiklerinde 150 metre kadar ileride iki kişinin önden bir kişinin arkadan yürüyerek gittiklerini gördükleri, arabayı kontrol ettiklerinde teyp başlığının yerinde olmadığını görmeleri üzerine tanığın sanıkların arkalarından gittiği, arkadan yürüyen sanığı kolundan tuttuğu ve "teyp başlığı nerede" diye sorduğu, sanığın önde giden sanıkları göstererek "onlarda" dediği, önden giden sanıkların geri dönüp baktıkları, sanıklardan birinin bıçak çıkararak tanığa gösterdiği, bunun üzerine tanığın sanığın kolunu bıraktığı, hangi sanığın bıçak çektiği hususunda teşhisin yapılamadığı, sıcak takibin kesildiği ve malın hakimiyet alanından çıkarak hırsızlık suçunun tamamlandığı, bıçak gösterme eyleminin teyp başlığını geri vermemek için değil tanığın tuttuğu sanığı bırakmasını sağlayarak kaçmak için yapıldığı olayda, Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK'nın 495/2. maddesinde belirtilen dolaylı yağma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 106/2-a, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Kanun'un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık sürenin suç tarihi olan 15.04.2005 gününden hüküm tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.