Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/9865 E. 2013/6841 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/9865
- Karar No
- 2013/6841
- Karar Tarihi
Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2006 gün ve 2005/365 Esas, 2006/167 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ... haklarında yapılan yargılama sonucunda sanıkların TCK'nın 142/2-e, 53/1-2. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın sanıklar ve üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 30.06.2006 tarihli tebliğname ile yerel mahkeme hükmünün Bozulmasının talep edildiği, Dairemizin 21.02.2007 gün ve 2006/14788 Esas, 2007/1674 Karar sayılı ilamı ile kararın Bozulmasına karar verildiği, Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2007 gün ve 2007/65 Esas, 2007/213 Karar sayılı ilamı ile sanıkların kredi kartının kötüye kullanılması suçundan TCK'nın 245/1, 43, 62/1, 53, 52. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına haklarında 5275 sayılı Yasanın 106/3. maddesinin uygulanmasına karar verildiği hükmün süresi içerisinde sanıkların müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03.02.2010 tarihli tebliğname ile mahkeme hükmünün Onanmasının talep edildiği, Dairemizin 05.02.2013 gün ve 2010/4540 Esas, 2013/1553 sayılı ilamı ile eleştiri yapılarak hükmün Bozulmasına karar verilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2013 gün ve 11-2008/19350 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulmuştur. Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 6352 sayılı Yasanın 99.maddesi ile değişik 308.maddesi gereğince yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2013 gün ve 11-2008/19350 itiraz sayılı yazılarında özetle: “İTİRAZ NEDENLERİ : Somut olayda sanığın müşteki ...'in kredi kartını hırsızlayıp alışverişte kullanması şeklinde iddia ve kabul edilen eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesinde hükme bağlanan banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu ve hırsızlık suçundan ayrıca ceza kurulması gerektiği halde hüküm kurulmamasının aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle eleştiri yapılması hususunda Yüksek 6. Ceza Dairesi ile aramızda ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak bozma sebeplerinin düzeltilerek onama yapılıp yapılamayacağı hususu itirazımızın özünü oluşturmaktadır. 06/04/2006 tarihli kararı sanıklar ile üst Cumhuriyet Savcısı temyiz etmiştir. Üst Cumhuriyet Savcısının "eylemin TCY'nın 245/1.maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 142/2-e maddesiyle hüküm kurulması ve CMK'nun 150/3.maddesine göre sanıklara savunman atanmaması” gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusunun söz edilen maddelerdeki cezanın üst sınırlarına göre sanıklar yararına olması karşısında, aleyhe temyizden söz edilemeyeceği halde, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış hakkı korunmadan fazla cezaya hükmolunması ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılacağı gözetilmeden, adli para cezasının ödenmemesi halinde 5252 sayılı Yasanın 5/3. maddesi 5275 sayılı Yasanın 106/3 ve geçici 1. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığınca hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki hüküm fıkrasına "5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre kazanılmış hakkı gözetilerek 3 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi ve hükümlerden "Hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebligata rağmen 30 gün içerisinde hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5252 sayılı Yasanın 5/3 maddesi 5275 sayılı Yasanın 106/3 ve geçici 1. Maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığınca Hapis Cezasına çevrilmesine" ibarelerinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1- Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05/02/2013 gün ve 2010/4540 Esas, 2013/1553 Karar sayılı "bozmaya" ilişkin kararının kaldırılması, 2- Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2007 gün ve 2007/65 Esas, 2007/213 Karar sayılı hükmünün "06/04/2006 tarihli kararı sanıklar ile üst Cumhuriyet Savcısının temyiz etmesi ve Üst Cumhuriyet Savcısının "eylemin TCY'nın 245/1. maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 142/2-e maddesiyle hüküm kurulması ve CMK'nun 150/3.maddesine göre sanıklara savunman atanmaması” gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusunun söz edilen maddelerdeki cezanın üst sınırlarına göre sanıklar yararına olması karşısında, aleyhe temyizden söz edilemeyeceği halde, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış hakkı korunmadan fazla cezaya hükmolunması ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılacağı gözetilmeden, adli para cezasının ödenmemesi halinde 5252 sayılı Yasanın 5/3. maddesi 5275 sayılı Yasanın 106/3 ve geçici 1. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığınca hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki hüküm fıkrasına "5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre kazanılmış hakkı gözetilerek 3 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi ve hükümlerden "Hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebligata rağmen 30 gün içerisinde hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5252 sayılı Yasanın 5/3 maddesi 5275 sayılı Yasanın 106/3 ve geçici 1. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığınca Hapis Cezasına çevrilmesine" ibarelerinin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASI"na karar verilmesi, 3- İtirazımızın Yüksek Dairece yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, İtirazen arz ve talep olunur.” gerekçesiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2007 gün ve 2007/65 Esas, 2007/213 Karar sayılı hükmünün 06.04.2006 tarihli kararı ile sanıklar ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz etmesi ve Üst Cumhuriyet Savcısının “eylemin TCK'nın 245/1. maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 142/2-e maddesi ile hüküm kurulması ve CMK'nın 150/3. maddesine göre sanıklara savunman atanmaması” gerekçesi ile yaptığı temyiz başvurusunun söz edilen maddelerdeki cezanın üst sınırlarına göre sanıklar yararına olması karşısında, aleyhe temyizden söz edilemeyeceği halde, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış hakkı korunmadan fazla cezaya hükmolunması ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılacağı gözetilmeden, adli para cezasının ödenmemesi halinde 5252 sayılı yasanın 5/3. maddesi, 5275 sayılı Yasanın 106/3 ve geçici 1. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığınca hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi yasaya aykırı ise de bu hususun yeniden duruşma yapılmasını gerektirmediği ve düzeltilmesinin mümkün bulunduğu anlaşıldığından Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının Kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla; Yukarıda izah olunduğu üzere; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2- Dairemizin 05.02.2013 gün ve 2010/4540 Esas, 2013/153 Karar sayılı “Bozmaya” ilişkin kararının KALDIRILMASINA, 3- Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2007 gün ve 2007/65 Esas, 2007/213 Karar sayılı hükmünün "06/04/2006 tarihli kararı sanıklar ile üst Cumhuriyet Savcısının temyiz etmesi ve Üst Cumhuriyet Savcısının "eylemin TCY'nın 245/1.maddesindeki suçu oluşturduğu halde, aynı Yasanın 142/2-e maddesiyle hüküm kurulması ve CMK'nun 150/3.maddesine göre sanıklara savunman atanmaması” gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusunun söz edilen maddelerdeki cezanın üst sınırlarına göre sanıklar yararına olması karşısında, aleyhe temyizden söz edilemeyeceği halde, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış hakkı korunmadan fazla cezaya hükmolunması ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılacağı gözetilmeden, adli para cezasının ödenmemesi halinde 5252 sayılı Yasanın 5/3. maddesi 5275 sayılı Yasanın 106/3 ve geçici 1. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığınca hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkındaki hüküm fıkrasına "5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine göre kazanılmış hakkı gözetilerek 3 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine hükümlerden "Hükmün kesinleşmesinden sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebligata rağmen 30 gün içerisinde hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5252 sayılı Yasanın 5/3 maddesi 5275 sayılı Yasanın 106/3 ve geçici 1. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığınca Hapis Cezasına çevrilmesine" ibarelerinin çıkartılmasına, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.