Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/21826 E. 2013/25694 K.
Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/21826
- Karar No
- 2013/25694
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Mala zarar verme, İşyeri dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hükümlü ... hakkında kurulan İzmir 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/12/2003 gün ve 2002/151 Esas 2003/1253 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'ya ilişkin ilk hükmün, sanık ... savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 5320 sayılı Kanunun 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ...'ın tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... hakkında yeniden kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Olay tarihinde 04.30 sıralarında devriye görevini yapan polis memurlarının bir aracın hızlı bir şekilde gittiğini görmeleri üzerine aracı takip ettikleri, çıkmaz sokağa giren aracın durduğu ve içerisinden iki kişinin inerek kaçtığı, hakkında beraat kararı verilen ... Dal, ...ve sanığın aracın içerisinde yakalandığı, araçta 12 karton sigaranın ele geçtiği, sanığın; ... ve ...'ın araçtan ayrılıp gittiğini ve 20 dakika sonra ellerinde bir çuval ile geldiklerini beyan ettiği, hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşen ...'in yakalandığında hırsızlık yapılan yeri göstererek ...'ın işyerinin içerisine girerek sigaraları aldığını, kendisi ve sanığın gözcülük yaptığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; eylemin tamamlandığı düşünülmeden teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesi, sanığın suç ortakları ile birlikte hırsızlık suçunu işlemek için olay yerine geldiği, el ve işbirliği ile hareket ederek eyleme gözcülük yapmak suretiyle doğrudan katıldığı anlaşılıp kabul edildiğine göre, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, 39/2-c maddesi ile hüküm kurulması, 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun yakınanın işyerinin içerisinde işlenmiş olması nedeniyle; sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerindeki işyeri dokunulmazlığının ihlal suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, uygulamaya göre de; teşebbüs aşamasında kalan suçlarda 5237 sayılı TCK'nın etkin pişmanlığı düzenleyen 168/1. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından, uygulama hatalarıda sonuca etkin bulunmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderinin tahsil şeklinin gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderinin sanıklardan tahsiline” ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “sanıklardan sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.