Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/16058 E. 2013/25455 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/16058
Karar No
2013/25455
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/05/2013 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü savunmanının temyizinin yapılan incelemesinde; Hükümlüye yargılama aşamasında baroca 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca savunman olarak atanan ve duruşmaya katılan Av.... tarafından 01.03.2007 günlü kararın temyiz edildiği, ancak kendisine savunman atandığından hükümlünün haberdar olmadığı, Dairemizin 22.01.2013 tarihli kararında, "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2003 tarih, 2008/9-7-2008/56 sayılı kararı ile "Kendisine zorunlu müdafi atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafiye yapılmış bulunan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz" denilmesi karşısında, sanığa anılan kararın başvurabileceği yasa yolu, türü, süresi ve mercii sürenin ne zaman başlayacağı ve nereye ne biçimde müracaat edebileceğine ilişkin açıklamalı tebliği ile yazılmak suretiyle bilgisi dışında atanan savunmanının temyizini kabul edip etmediği sorularak süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu savunmanının açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına," karar verildiği, hükümlüye mahkemenin 01.03.2007 tarihli kararı ile Dairemizin kararının tebliğ edildiği, hükümlünün "avukatın temyizini kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; savunmanın hükümlü adına hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, II-Hükümlünün yakınanlar ..., ..., ..., ..., ...'ye yönelik eylemleri için kurulan hükümler için hükümlünün temyizinin yapılan incelemesinde; Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; hükümlü ...'ün temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, III-Hükümlünün yakınanlar ... ve ...'a yönelik eylemleri için kurulan hükümler için hükümlünün temyizinin yapılan incelemesinde; Kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun hükümlü tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hükümlünün yakınan ...'ın evine tespit edilemeyen bir zamanda sağlam ve muhkem olan kapıya zarar vererek içeriye girip, 1 adet deri mont ile çeşitli ziynet eşyası çaldığı, yakalandığında suçunu itiraf edip mont ile bir kısım ziynet eşyasını verdiği kişileri söyleyerek soruşturma aşamasında kısmi iadeyi sağladığı ve yakınanın şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesiyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 168/1-4, (yakınanın kısmi iadeye rızasının olması durumunda) 53, 116/1, 53, 151/1. 53. (konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları açısından uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek) maddeleri kapsamında olup, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi; 2-Hükümlünün yakınan ...'ın evine tespit edilemeyen bir zamanda sağlam ve muhkem olan kapıya zarar vererek içeriye girip 5 TL çaldığı, yakalandığında 90 kuruşun üstünde ele geçtiği, 1,20 TL'yi ise verdiği kişiyi söyleyerek o paranın da ele geçtiği, böylece sanığın soruşturma aşamasında kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; yakınana kısmi iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş hükümlü ...'ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/16058, K. 2013/25455, T. 17.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-16058-e-2013-25455-k-1f6bf7995e6a