Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/11478 E. 2013/15770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/11478
- Karar No
- 2013/15770
- Karar Tarihi
Müteselsilen korkutarak faydalanma, şantaj yoluyla para temini suçundan sanık ...., 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 495/1, 61/1, 55/3 ve 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 6 gün ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair KARAMAN Ağır Ceza Mahkemesinin 30/03/2004 tarihli ve 2004/4 esas, 2004/67 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesini müteakip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin değerlendirilmesi amacıyla dosyanın iade edilmesi üzerine, adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 150/2, 35, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 11/10/2005 tarihli ve 2004/4 esas, 2004/67 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04/03/2013 gün ve 2012/3672/15274 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2013 gün ve KYB/2013/91020 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02/04/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre; 15-18 yaş grubunda yer alan sanık ...'ın suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediğinin anlaşılması karsısında, hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre: Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıkların son 1 yıllık süre içerisinde yakınandan tehdit ile birden çok kez para almalarına karşın, eylemin teşebbüs aşamasında kalan tek bir yağma suçu olarak kabul edildiği; ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150.maddenin 2.fıkrasına düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması nedeniyle sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle kısa süreli hapis cezası dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu kısa süreli hapis cezası sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla; yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 04/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.