Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/8174 E. 2013/1077 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/8174
- Karar No
- 2013/1077
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar hakkında verilen hükmün tefhiminden sonra, Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen süre tutum dilekçesinde sanıklar hakkında temyize başvurulduğunun belirtilmesine karşın, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iadesinden sonra yalnız sanık ... hakkında gerekçeli temyiz dilekçesi düzenlemesi karşısında, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz talebinin bu kapsamda kabulü ile yapılan incelemede; I-Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün İncelenmesinde; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 62, 522, 102/4, 104/2.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 35, 53, 151, 53, 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının sorgu tarihi olan 19.06.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanık ... Hakkında Verilen Hükmün İncelenmesinde; Sanık savunmasının alındığı 07.07.2005 tarihli celsede sanık savunmanının hazır bulunması ve hükmün tefhim edildiği celsede sanık savunmanının mazaret dilekçesi verdiği nazara alınarak, tebliğnamenin 1 nolu bendindeki görüşe iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen olay ve yakalama tutanağının içeriğine ve dosya kapsamına göre; eylemin ikiden fazla kişi tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığı halde, sanık hakkında TCK’nın 493/1-son maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 62, 522/1 maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 35/2, 53, 151/1, 53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile mala zarar vermek suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükmü bakımından uzlaşma girişiminde bulunulduktan sonra her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması gerekirken yazılı biçimde uygulama yapılması, 3-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ve 25.07.2010 tarih ve 27652 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.’nın 231/5-14. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 23.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.