Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/16960 E. 2012/16174 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16960
- Karar No
- 2012/16174
- Karar Tarihi
Yakınanlar ... ve ...'a karşı yağma suçları işleyen sanıklar ..., ... ve ... haklarında duruşma sonunda mahkumiyetlerine ilişkin Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 gün 2006/198 – 2008/50 sayılı kararı Dairemizin 28.05.2012 gün 2008/22260 – 2012/11461 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 05.07.2012 ve 29344 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 Sayılı Yasa ile değişik 5271 Sayılı kanunun 309. maddesinin 3. fıkrasının verdiği yetkiye dayanarak itiraz yoluna başvurulmakla dosya Dairemize gönderilmiş yeniden incelenip, değerlendirilip karara bağlanmıştır. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Sanıklar ..., ... için; a) Yakınan ...'a karşı, TCK 149/1-c, 31/3, 62 5 yıl 6 ay 20 gün hapis, sanık ... TCK 149/1-c, 62 8 yıl 4 ay hapis ve hakyoksunluğu. b) Yakınan ...'a karşı, sanıklar ..., ... için TCK 149/1-c, 31/3, 62 5 yıl 6 ay 20 gün hapis; sanık ... için TCK 149/1-c, 62, 53 8 yıl 4 ay hapis ve hakyoksunluğuna dair Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 gün 2006/198 – 2008/50 sayılı kararı, Sanıklar müdafii ve mağdurlar ... ve ... müdafii tarafıdan temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.05.2012 gün 2008/22260 – 2012/11461 sayılı ilamı ile “Yakınanlar ... ve ...'ın istinabe yoluyla ifadelerinin alındığı 20.06.2007 tarihli oturumda ileri sürdüğü katılma istemiyle ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 237 ve 238. maddeleri uyarınca olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi” denilerek Bozulmasına karar vermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise; 13.08.2012 gün ve 2008/217135 sayı ile ... ve ...' ın sanıklardan şikayetçi olup davaya katılmak istediklerini belirttikleri ve hükmünde müdafilerince süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından Dairemizin sanıkların, yakınanlar ... ve ...'a karşı eylemlerinden dolayı katılma konusundaki Bozma kararı kaldırılıp, katılma konusunda karar ile esastan temyiz incelemesi yapılması isteminde bulunmuştur. Dosya incelendiğinde, Yakınanlar ... ve ...'ın Av. yanında 20.06.2007 tarihinde talimat yoluyla alınan beyanlarından davaya katılmak istediklerini beyan edip, anılan istem bir kezde yakınan müdafii tarafından yerel mahkemenin 10.05.2007 günlü oturumunda yenilenmiş, ayrıca yakınanlar müdafi 13.03.2008 tarihli oturumda da “sanıkların cezalandırılmalarını” istemiştir. Yakınanlar ... ve ... ile müdafiilerinin katılım talebinde bulunduğu CMK 238. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılan bu sözlü katılma talebi hakkında mahkemesinin bir karar vermediği, yakınanlar müdafii tarafından tüm sanıklar ile ilgili temyiz edilmesi üzerine Dairemizce anılan şekilde bozulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2010/9-149 2010/205 sayılı ve 19.10.2010 günlü kararı ışığında; 5237 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi hükmü nazara alınarak Dairemizce, sanıklar Delil, ... ve ... hakkında katılma istemi konusunda temyiz inceleme aşamasında bir inceleme ve araştırma yapmadan karar verilmesi olanaklı görüldüğünden, 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE; 2- Dairemizin 28.05.2012 gün 2008/22260 – 2012/11461 sayılı ilamındaki Bozma kısmının KALDIRILMASINA, Yakınanlar ... ve ...'ın doğrudan doğruya suçtan zarar görmeleri nedeniyle davaya katılan, Av. ...'in katılanlar müdafii olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine ve toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye Hakimler kurulunun takdirine göre katılanlar ..., ... müdafiileri ile sanıklar savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 28.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.