Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/16904 E. 2012/18051 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16904
- Karar No
- 2012/18051
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetine ilişkin KAYSERİ 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.05.2007 tarih ve 2006/434 esas, 2007/407 karar sayılı hükmün sanık ve savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2011 gün ve 2008/3588– 2011/49532 sayılı ilamı ile bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2012 gün ve 6-2008/22577 sayılı itiraz yazısı ile Ceza Genel Kuruluna itirazda bulunulmasından sonra, Ceza Genel Kurulu Başkanlığı tarafından 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 99 ve 101.maddeleri uyarınca dosya, Dairemize gönderilmekle gereği görüşülüp düşünüldü; T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülen İTİRAZIN KABULÜ ile Dairemizin 21.12.2011 gün ve 2008/3588– 2011/49532 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA; Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 05.06.2012 gün ve 2012/167 Esas – 2012/225 Kararı ışığında, sanığın savunmasının alındığı 05.03.2007 tarihli oturum tutanağının birinci sayfasının katip tarafından imzalanmaması, yerinde ilavesi mümkün görülmekle yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.