Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/16890 E. 2012/18305 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/16890
Karar No
2012/18305
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetine ilişkin Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.05.2007 tarih ve 2006/472 esas, 2007/446 karar sayılı hükmün sanık ve savunmanının temyizi üzerine Dairemizin 08.03.2012 gün ve 2010/2348– 2012/4244 sayılı ilamı ile bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2012 gün ve 6-2007/137827 sayılı itiraz yazısı ile Ceza Genel Kuruluna itirazda bulunulmasından sonra, Ceza Genel Kurulu Başkanlığı tarafından 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 99 ve 101.maddeleri uyarınca dosya, Dairemize gönderilmekle gereği görüşülüp düşünüldü; Y A R G I T A Y K A R A R I Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülen İTİRAZININ KABULÜ ile Dairemizin 08.03.2012 gün ve 2010/2348-2012/4244 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/16890, K. 2012/18305, T. 30.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-16890-e-2012-18305-k-f31a8462937e