Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/16878 E. 2012/16186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/16878
- Karar No
- 2012/16186
- Karar Tarihi
Hırsızlık sucundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda mahkumiyete ilişkin ANKARA 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2006 gün 2006/832-1042 sayılı kararı Dairemizin 30.01.2012 gün 2007/14610 – 2012/1161 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.03.2012 gün 6-2007/95044 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle Ceza Genel Kuruluna intikal ettirilmiştir. 05.07.2012 gün 28344 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99-101. maddeleriyle 5271 sayılı CMUK'nın 308. maddesindeki vaki değişiklik, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca henüz karara bağlanmamış itiraz kanun yolu konusu dava dosyalarının öncelikle Özel Daire tarafından incelenmesini zorunlu kılması üzerine, anılan dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı tarafından Dairemize gönderilmekle yeniden incelenerek değerlendirilip karara bağlanmıştır. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ... TCK'nın 142/1- e, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve hak yoksunluğu ile TCK. 58/6-7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine hükmün infazından sonra 2 yıl süreyle denetimli serbestlik hükümlerine tabi tutulmasına dair Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2006 gün 2006/832- 1042 sayılı hükmünün sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30/01/2012 gün ve 2007/14610-2012/1161 sayı ile; “Sanığın adli sicil kaydına göre, Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/12/1997 gün ve 1996/1089 - 1999/1212 Esas- Karar sayılı karar ile 5 yıldan az hapis cezası ve hükümlülüğü bulunduğu 5237 sayılı Yasanın 58/2. maddesinin (b) bendinde öngörüldüğü şekilde infaz tarihinden itibaren 3 yıl geçtikten sonra suç işlediğinin anlaşılması karşısında, anılan Yasanın 58/6-7. maddesinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurularak “Bozulmasına” denilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 30/03/2012 gün ve 6-2007/95044 sayı ile; “itiraz konusu, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulama koşullarının bulunmadığı görüşü ile itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Dairenin bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün Düzeltilerek Onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur. İncelenen dosyada bulunan sabıka kaydına göre; 1- Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/886-819, 15.07.2003 günlü TCK. 456/4, 457/1, 462 TL adli para cezası, 2- Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 1089-1216 sayı ve 25.12. 1997 günlü 456/2, 457/1, 2 yıl 8 ay hapis cezasının ise 06.12.2000 tarihinde infaz edildiği izlenmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.06.2009 gün – 2009/110-167, 08.04.2009 gün 57-74 ile 17.04.2007 gün ve 71-98 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesine göre; tekerrür hükmü uygulanabilmesi için hükmün kesinleşmesi aranıp, infazı aranmamıştır. Ancak infaz edilmiş ise infazdan sonra belli bir sürenin geçip geçmediğine bakılacaktır. Buna göre 5 yıldan fazla hapis cezasına mahkumiyette infazdan itibaren 5 yıl, 5 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkumiyet halinde ise cezanın infazından 3 yıl geçmekle tekerrür hükümleri uygulanamayacaktır. Tekerrüre esas sabıkası var ise bunun kararda açıkça gösterilmeside gerekir. Adli sicil kaydındaki Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/896 – 819 sayılı 15.07.2003 günlü kararı ile verilen ceza kesin olup, suç ve hüküm tarihinde 1412 sayılı CMUK. 305/2 maddesi yürürlükte olup, dolayısıyla kesin hükmün tekerrüre esas olamayacağı, Ankara 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 1089 – 1216 sayılı ve 25.12.1997 günlü TCK'nın 456/2, 457/1, maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 8 ay hapis cezasının ise 06.12.2000 tarihinde infaz edildiği bu haliyle de 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 2. fıkrası (b) bendi gereğince tekerrüre esas olamayacağı anlaşıldığından, Bu nedenlerle; 1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne, 2)Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.01.2012 gün 2007/14610-2012/1161 sayılı kararının kaldırılmasına, Ankara 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 30/11/2006 gün ve 2006/832-1042 sayılı hükmünün; 1) Sanığın adli sicil kaydına göre yasal koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesiyle uygulama yapılması, 2) Kabule göre de; a) Tekerrüre esas alınan eski hükümlülük kaydının denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmemesi, b) 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmekle yetinilmesi yerine denetimli serbestlik tedbir süresinin de belirlenmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Yasa uyarınca halen yürürlükte bulunan 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK'nın 58/6-7 maddesi ile uygulamanın çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.