Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/16264 E. 2013/5372 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/16264
Karar No
2013/5372
Karar Tarihi

Silahla yağma, şartla tehdit ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanık ...’nin, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 497/1, 188/3, 572/1, 59 ve 81/3. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay 1 gün ağır hapis, 3 yıl 6 ay 1 gün hapis ve 1 ay 20 gün hafif hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, KAYSERİ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2002 tarihli ve 2001/266 esas, 2002/336 sayılı kararının temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15/09/2003 tarihli ve 2003/4674 esas, 2003/5276 sayılı ilamı ile silahla yağma ve saldırgan sarhoşluk suçları yönünden hükmün onanmasına, şartlı tehdit suçu yönünden anılan kararın bozulmasına karar verilmesini müteakip, sanık hakkında senet gaspı suçundan yeniden yapılan yargılama sonunda 765 sayılı Kanun’un 497/1, 61/1, 59/2, 81/3 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son.maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 18/11/2003 tarihli ve 2003/241 - 266 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a, 150/2, 106/2-a, 62/1 ve 53.maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 09/06/2005 tarihli ve 2001/266 esas, 2002/336 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 02.07.2012 gün ve 2012/11345/40075 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 gün ve KYB/2012/186588 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 17.09.2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/06/2005 tarihli ek kararında kanun yolunun hatalı gösterildiği anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 tarihli ve 2011/6-386 esas, 2012/99 sayılı kararı nazara alınarak, kanun yolu veya merciinin hatalı gösterilmesinin kesinleşmeye engel olmadığı kabul edilmek suretiyle, anılan kararı müteakip verilen uyarlama kararlarının da hukuken yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili, bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gönderme yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden, kabulü ile Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 09.06.2005 tarih ve 2001/266 Esas-2002/336 Karar sayılı ek kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/16264, K. 2013/5372, T. 19.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-16264-e-2013-5372-k-9d3663b0cd69