Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/1578 E. 2013/4460 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/1578
Karar No
2013/4460
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 492/6-7-son, 62, 81/2. maddeleri gereğince 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2004 tarihli ve 2003/820 esas, 2004/358 sayılı kararın infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un 142/2-b, 35, 145. maddeleri uyarınca önceki mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak yerine gerilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 17/06/2005 tarihli ve 2005/194 değişik iş sayılı karara vaki itirazın reddine dair merci İSTANBUL 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2005 tarihli ve 2005/428 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 18/06/2008 gün ve 2008/34972 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2008 gün ve KYB/2008/138687 sayılı ihbar yazısı üzerine incelenerek Dairemizin 20/03/2007 gün ve 2006/4496 Esas ve 2007/3476 Karar ile 23/03/2010 gün ve 2008/17630 Esas, 2010/3134 Karar sayılı ilamları ile noksan ikmali için dosyanın iade edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2011 tarihli kenar yazısı ile 25/01/2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle dosya incelendi: Anılan Yazıda; Tüm dosya kapsamına göre, 1)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca, yeni kanunun sanık lehine hükümler getirip getirmediği ve kesinleşmiş hükümler açısından infaz aşamasında uygulanıp uygulanmayacağının tespit edilmesi bakımından, temel ceza maddesi yanında kanunî ve takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasında hâkimin takdir hakkını kullanarak karar vermesini gerektiren durumlar ile hükmün zat ve mahiyetinde değişiklik gerektirecek bir hususta öncelikle incelemenin duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde, 2)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, "değer azlığı"nın 5237 sayılı yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir-iki defter, kalem, sigara, bira ve benzeri) değer olarak ta az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeler açıklanarak uygulanabileceği, somut olay da ise sanığın müştekinin cebinde el çabukluğu ile almış bulunduğu cüzdanın boş olmasının 5237 sayılı Kanunu'nun 145. maddesinde belirtilen indirim nedeni olarak kabul edilmesini gerektirmediği, sanığın iradesinin müştekiye ait parayı almaktan ibaret olduğu ve zaruretten kaynaklanmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar ittihazında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Sanık ... hakkında İstanbul 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2004 tarih ve 2003/820 esas ve 2004/358 karar sayılı kararın, yöntemine uygun olarak adı geçen kişiye tebliğ edilmemesine rağmen kesinleştiği kabul edilerek O yer Cumhuriyet Savcılığının istemi üzerine anılan mahkemece 17/06/2005 tarih ve 2003/820 esas ve 2005/194 Değişik İş karar sayılı ek kararı ile uyarlama kararı verildiği, bu uyarlama kararına karşı O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından itirazda bulunulduğu, İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesince kararın temyize tabi olduğu gerekçesi ile talebin reddedildiği, Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulması üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği, İstanbul 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2004 tarih ve 2003/820 esas ve 2004/358 karar sayılı kararının yöntemine göre tebliğ edilmemesi nedeniyle ve savunmanının istifa ettiğini belirtmesi üzerine, anılan kararın adı geçen kişiye tebliğ edildiği 21.07.2011 tarihi itibariyle 765 sayılı TCY'nın 492/6-7. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın alt ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık zamanaşımının dolmuş olduğunun anlaşılması karşısında; bu husus ile ilgili düşünceyi içeren tebliğname düzenlendikten sonra, gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/1578, K. 2013/4460, T. 12.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-1578-e-2013-4460-k-66123774a131