Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/13505 E. 2012/16943 K.
Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13505
- Karar No
- 2012/16943
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozmak, Mala Zarar Vermek
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2011 ve 04.05.2012 tarihli teblignameleri ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Savunmanları bulunmayan sanıkların yüzlerine karşı verilen 02.03.2011 günlü kararda, yasa yolu başvuru süresinin “Kararın tefhiminden itibaren başlayacağının” belirtilmesi gerekirken, “Tefhimden ve tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmesi” suretiyle yanıltıcı ifadenin kullanıldığı ve bu haliyle tefhimin T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve bu nedenle de sanık ...’in temyiz isteminin süresinde ileri sürüldüğü anlaşıldığından; Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, hukuki değerden yoksun bulunan 29.07.2011 gün ve 2011/189 Değişik iş sayılı “temyiz talebinin reddine” ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre, maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan, sanıkların koşullu salıverilme süresince “Kendilerinin alt soyları üzerindeki” velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından yoksun bırakılmalarına hükmedilmesi gerekirken, bu hak yoksunluğu süresinin “Diğer kişiler üzerindeki” velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından da geçerli olduğu biçiminde karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnamelere kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş oldukları suçtan, hapis cezasıyla mahkûmiyetlerinin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazları tamamlanıncaya kadar; (c) bendinde yazılı “kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.